İşsizlikte korkutan rakamlar! Hasan Erdem yazdı..

İşsizlikte korkutan rakamlar! Hasan Erdem yazdı..

Sağlık krizi olarak başlayan ve büyük ekonomik etkilerine ilişkin beklentiler herkes tarafından ifade edilen salgının sosyal sonuçlarınında olacağı bugün açıkça görülmeye başlandı.

Daha önceki yazılarımızda ekonomik etkilerin hangi alanlarda olacağını, işlerde ve iş yapma biçimlerinde yaşanması muhtemel dönüşümü, işletmelerin ve politika geliştiricilerin almaları gereken tedbirleri ifade etmiştik.

Gelinen nokta itibariyle makro ekonomik veriler anlamında işsizlik ve bunun asıl nedeni olan iş hacimleri ve tedarik zincirinde yaşanan kayıplara ilişkin sonuçlar ortaya çıkmaya başlamıştır. İşte bu verilerin sektörel olarak değerlendirilmesi ve buna göre tedbirlerin evrilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Buradan hareketle daha önce Mart ayı itibariyle kapanan işletmelere ilişkin TOBB ve TESK verilerini, vergi mükellefi sayılarına ilişkin GİB verilerini ve işsizlik verilerini paylaşmış ve dikkatle izlenmeleri gerektiğini ifade etmiştik.

Bu çerçevede, yakın zamanda açıklanan ABD verileri tüm dünyada endişeleri iyice artırmış oldu. ABD'de toplam işgücünün Mart ayı itibariyle yaklaşık 163 Milyon kişi olduğunu biliyoruz. ABD Çalışma Bakanlığı'nın verilerine göre işsizlik maaşı başvuruları Covid-19 etkisiyle 2 Mayıs'ta sona eren haftada 3.17 milyon oldu ve son 7 haftada 30 milyonu aşarak rekor kırdı.

Geçtiğimiz hafta açıklanan tarım dışı istihdam düşüşü 20 milyon 500 bin kişi, işsizlik oranı ise %14,7 oldu. Oysa ABD'de Covid-19 öncesi şubat ayında işsizlik oranı, yarım yüzyılın en düşük seviyesi olan yüzde 3.5, geçtiğimiz ay ise 4.4 düzeyindeydi.

Böylece 20.5 milyon kişi işini kaybetti. Büyük Buhran'dan bu yana böyle bir yıkım görülmediği ve daha acısı bu işten çıkarmaların çoğunun geçici değil kalıcı olacağı tahmin ediliyor.

Tüm dünyada buna benzer veriler beklenirken süreç halen devam ediyor ve daha ne kadar süreceğide belirsiz.

Ülkemizde ise bu kapsamda bugüne kadar açıklanan verilere göre kısa çalışma ödeneğinde başvuru sayısı 3.5 milyonu geçti. Ücretsiz izin desteği için bugüne kadar yapılan başvurular ise 700 bini aştı. Bu veriler ve gelişen süreç değerlendirildiğinde ülkemiz açısından da ciddi bir işsizlik riski oluşmuş durumda.

Halen işsizlik anlamında son açıklanan veri Ocak ayına ait ve oran 13.8 düzeyinde. 11 Mayıs 2020 itibariyle Şubat ayı verileri açıklanıyor ancak esas etkilerin Mart, Nisan ve devam eden aylarda olması muhtemeldir.

Peki bu veriler neden önemli. Bir kez daha ifade edelim.

Ülkemizde 2010-2020 arasında yıllık ortalama 785.000 kişilik işgücü artışı gerçekleşmiştir. Bu sayı yıllık istihdam oluşturma ihtiyacını göstermektedir. Diğer taraftan bir kişilik istihdam oluşturma maliyetinin; 2019 yılı yatırım teşvik belgelerinde öngörülen yatırım tutarı ve istihdam sayıları üzerinden hesaplandığında ortalama 638.000 TL olduğu görülmektedir.

İşte bu nedenlerle istihdam imkanlarının artırılması, işletmelerin hayatta kalması ve böylece işsizliğin azaltılması son derece önemlidir.

Peki bu noktada ne yapılmalı?

Öncelikle şirketlerin kapanmasına ilişkin veriler ile işsizlik verilerinin sektörel olarak izlenmesi ve bu kapsamda önleyici ve kapsayıcı destekleme kararları alınmalıdır.

Bu kararlar alınırken mutlaka borçlandırma esaslıdan ziyade kayıplarla orantılı olacak şekilde doğrudan destekleride devreye almak gerekir. Çünkü finansmana erişimin sağlanması açısından kredi bazlı destekler oldukça yerinde olmakla birlikte yeterli değildir.

Söz konusu desteklerin esasları ve genel yaklaşımı nasıl olmalı konusunu bir sonraki yazımızda ele alacağız.

 
 
Bu makale 777 kez okundu