Koronavirüs Sonrasına Hazırlık İçin 10 Kritik Öneri!

Koronavirüs Sonrasına Hazırlık İçin 10 Kritik Öneri!

Sağlığımızı ve sosyal yaşamımızı ciddi şekilde tehdit eden koronavirüs salgınına karşı ülkeler çeşitli önlem ve teşvik paketleri açıklamaya devam ediyor.

Şu an için salgının küresel ekonomik etkisi ve toparlanma sürecine dair bazı tahminler olsa da tam anlamıyla bir projeksiyon yapılamıyor. Kovid-19 salgını gibi dinamik süreçlerde bunu yapmak kolay da değil. Bu durumda şirketlerin gelişmelere göre durumsal stratejiler belirlemeleri en doğru yaklaşım olabilir.

2008 yılında yaşanan küresel finans krizi döneminde işletmelerin performansı üzerine yapılan çalışmalarda jenerik stratejiler bakımından yenilik ve odaklanma stratejilerinin performansa pozitif katkı sunduğu gösterilmiştir.

Ancak bugün yaşanan durum o günkü şartlardan anlamlı farklar içeriyor. Çünkü bugün deneyimlenen şey finansal krizden ziyade sağlık sorunlarına yol açan bir pandemik. O halde iktisadi faaliyetler ve ülkelerin ekonomileri üzerinde elbette etkili olacak ancak bu süreç tamamlandığında ayakta kalan tüm işler devam edecek. İş yerleri açılacak, üretim ve ticaret kaldığı yerden başlayacağı gibi ertelenen satın alma kararları da tekrar devreye girecek.

Bu pencereden bakıldığında ortada iktisadi paradigmayı değiştirecek bir durum yok.

O halde bugün için önemli olan halen faaliyetlerine tam zamanlı devam eden, yarı zamanlı dönüşümlü çalışan veya geçici olarak faaliyetlerini durdurmak zorunda kalan şirketlerin devam sürecine geçilmesi öncesinde neler yapmaları gerektiğidir. Bu sürecin en az hasarla atlatılması için tüm kurumlarımız tedbirler geliştiriyor ancak işletmelerimiz, esnaf ve sanatkarlarımız ve girişimcilerimizinde yapması gerekenler var.

Şu açık ve net ki her şey normale döndüğünde bu süreci iyi yöneten şirketlerin yükselişine tanık olacağız. İşte bu dönemden güçlenerek çıkmak isteyen firmalar için on anahtar öneri:

1. Faaliyetlerde devamlılık öncelikli hedefiniz olmalı

İster imalat ister hizmet veya ticaret sektöründe olun öncelikle mümkün olduğunca mevcut işlerin devamlılığı ve personelin korunması üzerine odaklanmalısınız.

Bazı işletmelerin faaliyetlerini geçici olarak durdurması, siparişlerin iptal edilmesi, finansmana erişim zorlukları ve karşılıklı yükümlülüklerin yerine getirilememesi gibi nedenlerle mevcut üretim sürecinin sürdürülmesinde zorluklar olduğunun herkes farkında. Ancak, bahsedilen zorluklar nedeniyle ilk tercih üretim sürecinin durdurulması olmamalıdır.

Çünkü sürecin sonunda mevcut üretim kabiliyeti ve insan kaynağının toparlanma maliyetinin daha fazla olabileceğini, durdurulmuş süreçlerin yeniden başlatılmasının nispeten daha zor olacağını hesaba katmalısınız.

2. Tedarik zincirinizi izlemekle kalmayın yönetin

İşletmenizin tedarikçileri, çalışanları ve müşterileri ile birlikte bir sistemi tamamladığını unutmamalısınız. Bunun için tedarikçiniz olan işletmelerden başlayarak ortak bir kaderi paylaştığınızı bilmeli ve gerekirse onlarında ayakta kalabilmesine destek olmalısınız. Bu süreçte en büyük yanlış kendine yardım isterken başkalarının bedel ödemesini izlemektir.

İşletmenizin tedarik sistemini optimize etmeli, yeterli düzeyde stok bulundurmalı ve alternatif tedarikçi listesi oluşturarak tedarik zincirinizi stabilize etmelisiniz. Böyle çoklu bir yaklaşım zor zamanlarda esneklik sağlayacaktır.

3. Sürece liderlik edin

Belirsizliklerin çok fazla olduğu zamanlarda gelişmeler izlenerek durumsal stratejiler geliştirmenin doğru bir yaklaşım olacağını belirtmiştik. Bunun için işletmenin lideri öncelikle doğru dönemsel stratejileri belirlemeli, sonrada hem müşteri ve tedarikçilerini hem de çalışanlarını şeffaf bir şekilde bilgilendirmelidir.

Neredeyse duran satışlar, azalan gelirler ve diğer yandan süren harcamaların olduğu bir durumda bile ilk olarak gözler liderlere çevrilmektedir. Sağduyulu, güven veren ve hızlı karar alan liderler bu dönemden şirketlerinin güçlenerek çıkmasını sağlar. Liderin zor durumlardaki tutumları çalışanlar için motivasyonun, motivasyon ise performansın anahtarıdır.

4. Risk analizi yapın ve eylem planlarınızı yenileyin

Çalışanların ve müşterilerin sağlık açısından güvenliği her şeyden önemlidir. Bugün Kovid-19 kaynaklı sorunların, yarın başka sorunların başarıyla üstesinden gelebilme kapasitesi hazırlıklı olma seviyenize bağlı. Bunun için reaktif tepkiler yerine proaktif önlemler geliştirmelisiniz.

O halde oluşan yeni şartları dikkate alarak beklenmeyen durumlara karşı risklerinizi yeniden gözden geçirmeli, acil eylem planlarınızı oluşturmalı, olanları yenilemeli ve duyurmalısınız.
İşletmenizde bir kriz durumunun çıkmamasını ummak ya da onu görmezden gelmek bir strateji değildir. Diyelim ki acil durum planı yaptınız ama gerçekleşmedi. Bu durumda bile işletmeniz hiçbir şey kaybetmediği gibi olası bir kriz anı için daha hazırlıklı olacak.

5. SWOT (GZFT) analizi yapın, stratejilerinizi yenileyin

İçinde bulunduğumuz durum işletmenizin vizyonuna uygun bir şekilde stratejilerini değiştirmesini veya en azından yeniden değerlendirmesini gerektirebilir.

Doğru bir stratejik analiz için işletmenizin yeni durumdaki SWOT-GZFT (güçlü yanlar, zayıf yanlar, fırsatlar ve tehditler) ve makro-mikro çevre analizini yaparak gerekiyorsa stratejilerinizi yenilemelisiniz. Belirleyeceğiniz yenilikçi stratejiler yürüteceğiniz tüm faaliyetler için yol gösterici olacak, çalışanların işletme vizyonu etrafında motivasyonunu sağlayacaktır. Bu çalışma esnasında operasyonel işletme verimliliği açısından değer üretmeyen süreçlerinde inovatif süreçlerle yenilenmesi ekstra katkı sağlayacaktır.

6. İnsan kaynaklarına yönelik tedbirler geliştirin

Bugün için ülkemizde istihdam edilen 28 milyon personelin sağlıklarının ve iş devamlılığının sağlanması en kritik öncelik durumundadır. Personel performansının temel kaynağı işletme vizyonuna ve amaçlarına inanmışlık ve değerlerine bağlılıktan geçmektedir. Zor dönemlerde personelin korunmasına ve değerli olduğunun hissettirilmesine yönelik yapacağınız her şey personelin işletmeye bağlılığına bu da performansına yansıyacaktır. Motivasyonu sağlamadan zorlama yöntemlerle performans beklemek işletme bilimiyle bağdaşmamaktadır.

7. Uzaktan çalışma konusunu önemseyin

İşlerinizi ve insan kaynağınızı dikkate alarak uzaktan ve dönüşümlü çalışma süreçlerini yeniden planlamalısınız. Koronavirüs salgını sürecinde yaygınlaşan bu yöntemleri belli işlerde kurumsal hale getirmeyi düşünmeli hatta bunun için performans değerlendirme kriterlerini oluşturmalısınız. Bu kapsamda gerekli yasal tedbirleri almalı, risk değerlendirmesi yapmalı, gerekli iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini almalısınız.

8. Dijitalleşme süreçlerinizi hızlandırın

Önümüzdeki dönemin en önemli konusunun dijitalleşme ve işletme süreçlerinin buna adaptasyonu olacağı açıkça görülüyor.

Elektronik ticaret, uzaktan çalışma, temassız iletişim ve ödeme gibi konular artık alternaif değil ana iş yapma biçimlerine dönüşecek. Bu durumda işletmelerin hangi fiziksel temas gerektiren süreç ve işlemlerini dijitalde yönetilebileceğini analiz etmesi ve zaman kaybetmeden hayata geçirmesi gerekiyor.

9. Yeni bir iletişim sistemi kurun ve kurumsallaştırın

Bugün yaşanan gibi zor zamanlarda bilgi akışının olmaması veya birbiriyle çelişen bilgiler edinilmesi büyük bir tedirginliğe neden olabilir.

Kurum içi ve dışı iletişimde çalışanlara ve müşterilere doğru bilginin zamanında ve arkasında yatan mantık anlaşılacak şekilde sağlanması tedirginlik yaşanmasına engel olur. Bunun için merkezi bir yapı kurgulamalı ve bunu kurumsallaştırmalısınız.

10. Finansmana erişime ve nakit akışınına önem verin

İşletmeniz açısından finansmana erişim ve nakit akışı belki de bugünlerde en fazla dikkat edilmesi gereken konu. Nakit akışı sağlanmadan işletmenin yaşaması mümkün olmadığından herhangi bir sorun oluşma ihtimali bile varsa önceden önlem almalısınız.

Bu kapsamda vergi, sgk ve kredi ertelemeleri, kısa çalışma ödeneği ve kredi imkanları gibi devletimizin açıkladığı imkanlardan azami ölçüde yararlanın.

Sonuç olarak; yaşadığımız sürecin sadece sağlık alanında değil küresel ekonomide köklü değişikliklere yol açacağı anlaşılıyor. İş yapış şekilleri, müşteri alışkanlıkları ve tüketim davranışları da kaçınılmaz olarak bu dönemden etkilenecektir.
Şu halde odaklanmamız gereken şey işletmelerimizin ayakta kalması, üretim devamlılığının sağlanması ve istihdamın korunması olmalıdır. Bu anlamda ülkemizin potansiyeline ve milletimize inanarak devletimizle birlikte işverenler, çalışanlar dahil tüm toplum olarak bu zor durumdan en az hasarla çıkmak için katkı sunmalıyız. İşletmelerimizin bu dönemi birlik ve beraberlik içinde başarıyla aşmasını diliyorum.
O halde yeniden başlamaya odaklanın. Çünkü her şey normale döndüğünde bu süreci iyi yöneten şirketler bir adım önde olacak...

 
 
Bu makale 629 kez okundu