Koronavirüs'ün KOBİ'lere etkisi! Hasan Erdem Yazdı..

Koronavirüs'ün KOBİ'lere etkisi! Hasan Erdem Yazdı..

Ülkemizin ekonomik ve sosyal anlamda kalkınması ve büyümesi için farklı disiplinlerde çok değerli çalışmalar yürütülmektedir.

Bu çalışmalar açısından en önemli politika araçlarının başında ise Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler (KOBİ'ler) gelmektedir. 250 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden, yıllık net satış hasılatı veya mali bilançosundan herhangi biri 125 milyon Türk Lirası'nı aşmayan işletmeler KOBİ olarak tanımlanıyor.
KOBİ'ler, yapısal özellikleri ve ekonomik aktivite içerisindeki etkinlikleri nedeniyle sadece ülkemizde değil tüm dünyada; geliştirilen stratejiler, tedbirler ve faaliyetler için ana eksen konumunda bulunmaktadır. Bu nedenle ana makro strateji dokümanlarımızdan birisi olan kalkınma planından başlamak üzere oluşturulan tüm strateji dokümanlarında önemlerine istinaden ayrı bir başlıkta ele alınmaktadır.

KOBİ'lere ilişkin ana istatistiklere baktığımızda bu durumun nedenlerini rahatlıkla anlayabiliyoruz.

KOBİ ölçeğinde 3.5 milyondan fazla işletmemiz bulunuyor. Bu işletmeler tüm Türkiye'deki işletmelerin %99'undan fazlasını oluşturuyor. Türkiye ekonomisinin omurgası konumundaki KOBİ'lerin tüm çalışan sayıları içindeki payı %72.7, cirodaki payı %62 ve ihracattaki payı %55.4 düzeyindedir.

Ekonomik katkılarının yanında sosyal kalkınma anlamındaki etkileri dikkate alınarak daha rekabetçi hale gelmeleri, daha fazla istihdam, ihracat ve katma değer üretmeleri amacıyla girişimci ve KOBİ'lere yönelik yürütülen çalışmaları iki başlıkta özetlemek mümkündür.

Birinci başlıkta iş yapma ve yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik altyapının iyileştirilmesi çalışmalarını ele alabiliriz. KOBİ'lerin rekabet güçlerinin geliştirilmesi amacıyla; bütünleşik ve kapsayıcı makro stratejiler belirlenmesi, güçlü bir girişimcilik ekosistemi oluşturulması, girişimcilik kültürünün geliştirilmesine yönelik çalışmalar, tedarik zincirinin geliştirilmesi ve lojistik imkanlarının artırılması, iş kurma-iş yapma ve gerektiğinde kapatmaya yönelik bürokratik işlemlerin azaltılması, eğitimli ve iş dünyasının ihtiyaçlarıyla donanmış insan kaynakları yetiştirilmesi, erişimi kolaylaştırılmış finansal enstrümanlar geliştirilmesi ve tüm sayılanlara yönelik yasal altyapı düzenlemelerinin yapılmasına yönelik çalışmaları bu kapsamda ifade edebiliriz.

İkinci başlıkta ise yine KOBİ'lerin ulusal ve uluslararası rekabetçiliğini temin etmek üzere, ihtiyaç duydukları konularda gerektiğinde teşvik ve muafiyetlerle gerektiğinde ise destekleme araçları ile desteklenmelerini ele alabiliriz. Bu amaçla T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, T.C. Ticaret Bakanlığı ve ilgili diğer bakanlıklar ile KOSGEB, TÜBİTAK, Kalkınma Ajansları, TKDK gibi kurumlar tarafından çok çeşitli içerik, miktar ve oranlarda devlet destekleri sağlanmaktadır.

KOBİ'lere yönelik strateji ve uygulamalar ile sağlanan devlet destekleri konusundaki detaylı bilgileri, tespit ve önerileri ayrıca paylaşacağız. Ancak konunun güncelliğine binaen yakın zamanda Çin'de ortaya çıkan Koronavirüs (Covid-19) salgınının sağlık ve sosyal yaşamda oluşturduğu olumsuzluklarla birlikte ekonomik alanda da olacağı anlaşılan etkileri üzerinde durmak isterim.

Yaşanan salgının gelişim süreci ve muhtemel etkileri dikkate alınarak devletimizin ilgili kurumları tarafından istişare içerisinde oldukça etkili tedbirler alınmaktadır. Ancak salgının yaygın hale geldiği ülkelerde alınan tedbirleri incelediğimizde ilerleyen süreçte olası ekonomik risklerin neler olabileceğini görebiliyoruz. Söz konusu tedbirleri temel alarak bazı tespit ve önerilerimizi şöyle özetleyebiliriz.

Dünya Sağlık Örgütü'nün salgının küresel bir boyut kazandığına dair açıklamasının ardından ülkelere göre değişmekle birlikte acil durum ilanları ve geçici seyahat kısıtlamaları gibi ileri tedbirler alınması sorunun etkilerininde zamana yayılacağını gösteriyor. Umarız salgının gelişim süreci yavaşlar ve hiç gerek kalmaz ancak virüs kaynaklı sorunların artarak devam etmesi ihtimalini dikkate alarak genel anlamda tüm işletmelerimize ve özelde KOBİ'lere kısa, orta ve uzun vadede muhtemel etkilerinin ilgili kurumlarımız, sivil toplum kuruluşları ve tüm paydaşlarca değerlendirilmesi ve destekleme araçlarının buna göre yapılandırılması gerekmektedir.

Dünya Sağlık Örgütü, salgının merkez üssünün Avrupa haline geldiğini açıklamıştır. Avrupa ülkelerinde yaşananlar sonrası AB Komisyonu 2020'de AB ekonomisinin yaklaşık %1 oranında daralacağını açıkladı. Ülkemiz ihracatında AB ülkelerinin payının 2019 sonu itibariyle %48.5 olduğunu biliyoruz. Avrupa Birliği ülkelerine yaptığımız ihracat miktarı dikkate alınarak bu ülkelerde yaşanan olumsuz durumların devamı halinde çözüme yönelik alternatif senaryolar oluşturulması faydalı olabilir.

Bazı ülkelerde ticari faaliyetlerin, bazılarında ise üretimin geçici süre ile durdurulması yönünde kararlar alınması dikkate alınarak özellikle tedarik zincirinde, siparişlerde, üretim ve lojistik alanlarında gerekli olması halinde atılacak adımlar şimdiden planlanmalıdır.

Son günlerde dünyanın büyük ekonomilerince ekonomik destekleme paketleri açıklandığını, varlık fiyatlarında volatilite ve finansal piyasalarda dramatik düşüş ve çıkışlar yaşandığını izliyoruz. Böyle durumlarda özellikle KOBİ ölçeğindeki işletmelerin finansmana erişim anlamında güçlükler yaşayabileceğini öngörebiliriz.

Bu nedenle sorunun gelişim süreci değerlendirilerek ihtiyaç halinde KOBİ'lerin işletme sermayesi ihtiyaçlarını gidermeye yönelik kredi imkanları geliştirilmesi etkili bir tedbir olabilir. Avrupa Merkez Bankası'nın önlem paketi içerisinde KOBİ'lere yönelik kredi sağlanacağını açıklaması bu konunun önemsendiğini gösteriyor.


 
 
Bu makale 383 kez okundu