Ücreti geç ödenen işçinin hakları nelerdir?

Ücreti geç ödenen işçinin hakları nelerdir?

Binlerce çalışan 2019 yılının ilk ayında işini kaybetti. Özellikle ekonomide yaşanan daralmayı gerekçe gösteren bazı işletmeler, yüzlerce personelini kapının önüne koydu. Bazı işletmeler ise, ekonomik darboğazı aşmak için çalışanlarının ücretlerinde kesinti yapmaya gitti. Yine bizlere gelen şikayetlere göre bir çok işlemede son dönemde ücret ödemelerinde aksamaların yaşanmaya başladı. Çalışanlardan da bu yönnde bir çok soru geliyor. Örneğin 'işveren ücretlerde indirime gidebilir mi veya ücretlerin geç ödenmesi halinde çalışanların ne tür hakları vardır' soruları son dönemde çalışanların en çok merak ettiği konular oldu. Peki ücreti ödenmeyen veya geç ödenen çalışanların hakları neledir?

Çalışma hayatı emek ve ücret üzerine kuruludur. Mevzuatımıza göre, bir hizmet veya emek karşılığında alınan paraya ücret deniliyor. Ücret genel olarak toplu iş sözleşmesi veya bireysel iş sözleşmesi ile belirlenebilir. Ödeme biçimi açısından da zamana göre; aylık, haftalık şeklinde olabiliyor. Bazı durumlarda ise parça başına ya da her ikisi birden uygulanıyor. Ücretin içine ise, prim, komisyon, ikramiye, kardan pay alma gibi kalemlerde giriyor.

İşverenin temel görevi çalıştırdığı personelin maaşlarını düzenli ödemektir. Ancak birçok işletme ekonomik krizi veya nakit sıkıntısını gerekçe göstererek, ücretleri zamanında ödemiyor. Bazı durumlarda iki üç aylık gecikmeler yaşanabiliyor. Hukuki olarak öncelikle ücretin geç ödendiğinin tespit edilmesi veya kanıtlanması gerekiyor. Bunun içinde, ücretin geç ödendiğinden bahsedebilmek için, ücretin ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir sebep olmaksızın, ücretin ödenmemesi söz konusu olacak. Mücbir sebep ise işverenin iradesi dışında gerçekleşen olaylardır.

Örneğin yangın, sel, hastalık gibi işverenin iradesi dışında gerçekleşen olaylar mücbir sebep sayılır. Bu tür olayların dışında, maaşların 20 gün ödenmemesi, ücretin geç ödenmesi sınıfına giriyor. Ekonomik kriz ise mücbir sebepleri arasında yer almıyor. Bu konuda açılan iş davalarında Yargıtay'ın vermiş olduğu birçok emsal karar var. İşverenler, ekonomik krizi gerekçe göstererek çalışanlarının maaşlarında kesintiye gidemezler veya ücretlerin ödenmesini geciktiremezler. Ayrıca, ekonomik kriz nedeniyle çalışanlar işten atılamaz. Bu tür durumlarda açılan davalar, işçiler lehine sonuçlanıyor.

Mevzuata göre, işveren tarafından işçinin maaşı kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına aykırı olarak ödenmezse, ihbar tazminatı bildirim süresi beklenmeksizin istifa edilebilir. Bu hak ücretin hiç ödenmemesi veya eksik ödenmesinde değil, ücretlerin geç ödenmesinde de kullanılabilir.
Çalışan, bu tür durumlarda haklı nedenlerle istifa etmiş sayılacaktır. Ve sözleşme ve kanunlardan doğan tüm ücret alacaklarını ve kıdem tazminatı ile diğer alacaklarını işverenden talep edebilecektir. Ancak burada işçinin dava açmadan önce işverene 'ihtarname' göndermesi daha uygun olacaktır. Çalışanlar geriye dönük beş yıllık süre için ücretlerini isteyebileceklerdir. Burada gününde ödenmeyen ücretlere en yüksek mevduat faizi uygulanması söz konusu olacaktır.

 
 
Bu makale 896 kez okundu