Anasayfa » Medya Haberleri » SS Başkanlığındaki köstebeğin 14 milyonluk yalanı

SS Başkanlığındaki köstebeğin 14 milyonluk yalanı

SS Başkanlığındaki köstebeğin 14 milyonluk yalanı

Osman Özgan'ın haberi

Tarih :
SS Başkanlığındaki köstebeğin 14 milyonluk yalanı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın devletin en kritik kurumlarından Savunma Sanayii Başkanlığı’ndaki (SSB) milli projelerin ihale bilgilerinin yabancı firmalara sızdırılmasıyla ilgili yürüttüğü soruşturmada önemli ayrıntılara ulaşıldı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 6 şüpheliden 4’ü dün adliyeye sevkedildi. 2 şüpheli ise Emniyet’te serbest bırakıldı. Savcılık sorgularının ardından tutuklanmaları talebiyle mahkemeye sevkedilen şüphelilerden SSB’nin eski proje müdürü Yusuf Hakan Özbilgin, “göreve ilişkin sırrı açıklama” suçundan tutuklandı. “Rüşvet vermek” ve “ihaleye fesat karıştırmakla” suçlanan, yabancı firma temsilciliğini yapan Mustafa Sırrı Akın ve sahibi olduğu firmanın çalışanı Emre Özlük ile müşavirlik firması sahibi Emre Alp Durmaz ise yurtdışına çıkış yasağı konularak adli kontrolle serbest bırakıldı.

12 MİLYON AVRO ELE GEÇİRİLDİ

Operasyon kapsamında toplam 12 milyon avro ele geçirildiği, bunun yaklaşık 4.5 milyonunun (40,6 milyon lira) eski proje müdürü Yusuf Hakan Özbilgin’den çıktığı öğrenildi. Şüphelinin evinde 1,5 milyon avro (13,5 milyon lira), kiralık kasasında da 3 milyon avro (27 milyon lira) bulundu. Şüphelilerin rüşvet çarkını ortaya koyan tapeleri de soruşturma dosyasına girdi. Tapelere göre Özbilgin’in, Durmaz’ın firmasının SSB ile olan bir ihale dosyasını incelediği, ihale öncesinde eksikliklerin giderilmesi için yol gösterdiği, bunun karşılığında zarf içerisinde para aldığı ortaya çıktı. Savunmasına ulaşılan Özbilgin, evinde çıkan yaklaşık 1,5 milyon avronun (13,5 milyon lira) şüpheli Emre Alp Durmaz’a ait olduğunu iddia etti. Durmaz’ın parayı aracında unuttuğu için emanet olarak evinde tuttuğunu ileri sürdü.

TANIMAM, BİLMEM, ALAKAM YOK

Özbilgin, “Durmaz’ı 5-6 yıldır babası Mehmet Durmaz vasıtası ile tanırım. Babasını ise çok eskiden SSB’ye iş yapması nedeniyle tanırım. Emre Alp’in SSB alanlarıyla bir ilgisi yoktur. SSB’den almış olduğu bir iş ihale yoktur” iddiasında bulundu. Şüpheli eski proje müdürüne, 4 Ağustos 2019 tarihinde S.Ç. isimli kişiyle Rusya’dan alınacak yangın söndürme uçakları ihalesine ilişkin yaptığı görüşme de soruldu. Özbilgin, “Yangın söndürme uçakları ile benim alakam yoktur. Ruslara satılması için S.Ç.’nin tanıdığı varsa onlarla ilgilen şeklinde bir görüşmedir. Adı geçen paşayı da tanımam” şeklinde savunma yaptı.

Para trafiği tapede: Hakan’a ver kimseye söyleme

Şüpheli Emre Alp Durmaz’ın tapesi de soruşturma dosyasına yansıdı. Durmaz kendi şirket çalışanı olan Süleyman Ç.’ye, Yusuf Hakan Özbilgin’e götürmesi için zarf veriyor ve bunu kimseye söylememesini tembihliyor. Durmaz ile Süleyman Ç. arasındaki o konuşma şöyle:

-Emre Alp Durmaz: Sana bir zarf verecek sabah Tuğba Hanım. Onu bizim şeye teslim edebilir misin, Hakan’a.

-Süleyman Ç.: Ha tamam, kurumdaki tamam.

-Emre Alp Durmaz: Onu sen sabah teslim et tamam mı saat 10.00’da.

-Süleyman Ç: Tamam Tuğba Hanım bana verecek, ben de gidip Hakan Bey’e teslim ediyorum, anlaşıldı.

-Emre Alp Durmaz: Aynen öyle, şey, kimseye de bir şey söyleme, bizim Süleyman Bey’e falan.

40 MİLYONU VAR 1500 TL BORÇ ALIYOR

Söz konusu tapenin sorulması üzerine şüpheli Yusuf Hakan Özbilgin, önce Süleyman isimli şahıstan zarf almadığını iddia etti. Daha sonra ise Özbilgin, “Şimdi hatırlıyorum. O gün Süleyman çalışmış olduğum kuruma gelip bana bir zarf teslim etmiş olabilir. Zarfın içerisinde ne olduğunu tam hatırlamıyorum, fakat 1500 TL civarında borç olarak aldığım para olabilir” diye kendini savundu.

O paralar babasınınmış

İsrail yapımı insansız hava aracı Heron’u Türkiye’ye satan Mehmet Durmaz’ın oğlu olduğu ortaya çıkan şüpheli Emre Alp Durmaz da savunmasında suçlamaları kabul etmedi. Savunma sanayii işiyle uğraşmadığını, turizm ve otelcilik işi yaptığını söyleyen Durmaz, “Yusuf Hakan Özbilgin’in evinden çıkan paranın tamamı babama aittir. Kendisinin arabasında bir çanta unuttum. Sonrasında Bodrum’a gittim ve bunun farkına vardım. Benim babam sahibi olduğu müşavirlik şirketiyle Savunma Sanayii ile çalışmıştı. 2009’dan sonra hiç ihale almamıştır. Yabancı firmaların mümessilliklerini eskiden yapardı. 2009-2010’dan sonra sektörden çekilip, sivil sektörlerde faaliyetlerimizi devam ettirdik” iddiasında bulundu.

Kaynak : Yeni Şafak

Benzer Haberler