Anasayfa » Medya Haberleri » 'Çalışma Hayatı'na da Bilim Kurulu önerisi! Yardımlar, ikramiyeler, maaşlar...

'Çalışma Hayatı'na da Bilim Kurulu önerisi! Yardımlar, ikramiyeler, maaşlar...

'Çalışma Hayatı'na da Bilim Kurulu önerisi! Yardımlar, ikramiyeler, maaşlar...

Tarih :
'Çalışma Hayatı'na da Bilim Kurulu önerisi! Yardımlar, ikramiyeler, maaşlar...

Bugünlerde birçok yazar köşelerinde samimi bir şekilde Sağlık Bakanlığı bünyesinde bilim insanlarından oluşturulan Bilim Kurulunun benzerlerinin oluşturulmasını öneriyor. Acaba bu Kurul neleri başardı ki benzerlerinin farklı alanlarda da oluşturulması talep ediliyor?

COVID-19 virüsü sayesinde Sağlık Bakanı’nın başkanlığında oluşturulan Sağlık Bilim Kurulu, kamu yönetiminde bilimin ve bilmenin, ehliyet ve liyakatin ne kadar değerli olduğunu gösterdi.

Bilim Kurulu üyelerinin alanlarındaki yetkinliği, bunların mezhebini, meşrebini, ideolojisini ve muhalif duruşlarını örttü. Hiç kimse bu kişilerin liyakatini tartışmadı ve aldığı kararları azami olarak uygulamaya koydu. Halbuki bu Kurulun aldığı kararların bağlayıcılığı da yoktu. Demek ki bilimsel bağlayıcılık hukuki bağlayıcılık kadar etkili olabiliyormuş.

Cumhurbaşkanı tarafından Sağlık Kurulu’nun ehil insanlar tarafından oluşturulduğu vurgusu ile okullara ara verilip verilmeyeceğinin Kurulun vereceği karara göre belirlenmesinin doğru olacağını Milli Eğitim Bakanı’na açıkça söylemesi büyük takdir topladı.

Konunun sağlık boyutu ne kadar önemliyse ekonomik, çalışma ve sosyal boyutu da en az sağlık boyutu kadar önemlidir. Nasıl ki Sağlık Bakanı’nın başkanlığında oluşturulan Sağlık Bilim Kurulu sağlık alanında önemli kararlar alıyor ve bu kararlara azami olarak uyulmaya çalışılıyorsa aynı hassasiyet çalışma ve sosyal politikalar alanında da yapılmalıdır.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı, acilen çalışma ve sosyal politikalar konusunda saygın bilim insanlarından oluşan Çalışma ve Sosyal Politikalar Bilim Kurulunu oluşturmalıdır. Nasıl ki Sağlık Bilim Kurulu’nda üye olan hiçbir üyenin yetkinliği ve ehliyeti dışında başka bir özellik aranmadıysa Çalışma ve Sosyal Politikalar Kurulu üyesi olacak bilim insanlarında da aranmamalıdır. Sadece ve sadece bu kurul üyelerinin bilgi ve deneyiminden azami nasıl faydalanacağına odaklanılmalıdır. Bu sayede alanında yetkin bilim insanlarının son derece değerli fikirlerinden faydalanma imkânı buluruz.

Bu üyelerin çalışma hayatında alacağı kararlara azami derecede uyulmalı ve Bakanlığın vereceği kararlara bilimsel dayanak oluşturulmalıdır. Bu sayede kamunun kıt kaynakları etkili ve rasyonel bir şekilde dağıtılarak çalışma hayatının en az hasar alması sağlanabilir. Çalışma alanındaki mevcut uygulamalara bakıldığında alınan tedbirlerin son derece sığ ve bilimsellikten uzak olduğu görülecektir. Zira yapılan açıklamalara bakıldığında emekli bayram ikramiyesi, kısa çalışma ödeneği ve yoksul ailelere yapılan 1000 TL tutarındaki yardımlara sıkışıldığı ve açılım yapılamadığı görülüyor. Halbuki kriz ortamlarında çalışanların sorunları bunlarla sınırlı olmamalıydı. Bu alanda o kadar çok sorun yaşanıyor ki bunlara acil sorun üretilmesi imkansıza yakın görünüyor. Zaten kriz ortamları şapkanın düşüp kelin görüldüğü zamanlardır.

Sonuç olarak, en büyük sorunu çalışanlar yaşarken bu alanda ölü toprağı serpilmişcesine duyarsız davranılması kriz ortamında nasıl bir çaresizlik içerisinde olunduğunu gösteriyor. Ayrıca, bu kurullar laf olsun diye oluşturulmazsa bu ülkede yeni bir başlangıç da oluşturulmuş olacaktır. Bu kurulları oluşturmak için kanuni dayanak aramaya da gerek yoktur. Eğer kriz dönemlerinde sadece kendi aklımız ve tecrübelerimizle yetinmeye çalışırsak ortaya çıkacak sorunu bilmek için ilave bir bilgiye gerek olmadığını düşünüyoruz.

 

Kaynak : SGK Rehberi

Benzer Haberler