Prof. Dr. Mehmet Öz: Koronavirüs'ten kaçış yok

Prof. Dr. Mehmet Öz: Koronavirüs'ten kaçış yok

Mehmet Öz koronavirüsten korunmada 8 maddeyi açıkladı! Prof. Dr. Mehmet Öz: Koronavirüs'ten kaçış yok

Tarih :
Prof. Dr. Mehmet Öz: Koronavirüs'ten kaçış yok

Prof. Dr. Mehmet Öz: Koronavirüs'ten kaçış yok

Prof. Dr. Mehmet Öz: Koronavirüs'ten kaçış yok, istisnasız hepimiz yakalanacağız ama ne kadar geç o kadar iyi... Aşısı bulunsa bile mutasyona her uğradığında aşı işlevini kaybedecek; tam koruma her zaman bağışıklık sisteminizdir

ABD'de 'sağlık gurusu' olarak ün kazanan, dünyaca ünlü kalp cerrahı Doktor Prof. Dr. Mehmet Öz, Çin'in Vuhan kentinde ortaya çıkarak birkaç ay içinde 17 binden fazla insanın ölümüne sebep olan yeni tip Koronavirüs'e ilişkin olarak bazı bilgiler paylaştı. "Bu virüsten kaçış yok arkadaşlar. İstisnasız hepimiz yakalanacağız. Ama ne kadar geç yakalanırsak o kadar iyi" diyen Öz, "Aşısı bulunsa bile mutasyona her uğradığında aşı işlevini kaybedecek. Grip aşıları da öyledir. Sizi sadece geçmiş senelerin grip virüslerinden korur. Yenilerinden değil. Yani tam koruma sağlamaz. Tam koruma her zaman için bağışıklık sisteminizdir" ifadelerini kullandı.

DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMALAR

Her sene dünyada yarım milyar insan grip virüsüne yakalandığından bahseden Öz, "Koronavirüsler (sars, mers vb.) ile de yaşamaya alışacağız (tabii mers ile belki 1000 yıl sonra)" diyen Öz, insan vücudunun bu virüslere karşı bağışıklık kazandığını belirtti. "Sadede gelirsem, dediğim gibi hepimiz bu virüse yakalanacağız. Hatta belki birçoğumuz yakalandı bile ama fark etmedi. Ve hatta hastalığı da atlattı. Vücudu virüsle yaşamaya çoktan alıştı ya da virüs o vücutta yaşayamadı ve başka konaklara geçti" diyen Öz, virüslere karşı vücut direncine dikkati çekti.

Vücut direncini güçlendirmek için ne yapmak gerekiyor?

Öz, bağışıklık sistemi güçlendirmek için şu önerilerde bulundu:

"Öncelik vücut direnci. Spor ve hareket. Sonrası beslenme. Özellikle meyve sebzeler ile daha spesifik şeyler, mesela sarımsak, yoğurt, kefir, yeşil çay vb. Sonrası ise besin takviyeleri. Özellikle c vitamini, çinko, beta glukanlar (1.3 ve 1.6) ve kara mürver ekstresi. Meyve sebzeler ve takviyeler eğer kendinize de dikkat ederseniz bu kışı atlatmanızı sağlayabilir. Çünkü bağışıklık sistemini çok dirençli hale getiriyorlar."

Son olarak Doktor Öz, şu önerilerde bulundu:

Kendinizi karantinaya alın. Virüsle en geç temas edenler en şanslıları olacak
Hijyen. Olabildiğince temizliğe dikkat edin.
Meyve sebze yiyin.
Bağışıklığa iyi gelen sarımsak, kefir, yoğurt gibi besinler tüketin.
Bağışıklığa çok iyi gelen besin takviyeleri ve vitaminler alın. Örnek: beta glukanlar, c vitamini, çinko, kara mürver ekstresi vb.
Hareket edin ve evinizde spor yapın.
Sigarayı bırakın.
Bol su için.

Öz'ün kişisel sosyal medya hesabı Facebook'ta yayımladığı yazı şöyle:

Yıllardır doğru düzgün girmediğim facebooka bu virüs yüzünden girip bir şeyler yazayım istedim çünkü neredeyse 15 ocaktan bu yana, yani 2 aydır bu hastalık üzerine bilimsel makaleler de dahil çok fazla okuma yaptım.

'İSTİSNASIZ HEPİMİZ YAKALANACAĞIZ'

Öncelikle şunu belirtmekte fayda var. Bu virüsten kaçış yok arkadaşlar. İstisnasız hepimiz yakalanacağız. Ama ne kadar geç yakalanırsak o kadar iyi, bunu en sonda açacağım. Aynen grip virüsünde olduğu gibi önümüzdeki yıllar, on yıllar boyunca bu virüsle yaşamayı öğreneceğiz. Emin olun bu kesin. Şu an alınan karantina, tatil, izin vb. önlemlerinin tamamı virüsün yayılma hızını yavaşlatıp, sağlık sektörünün çökmemesini sağlamak üzere alınıyor.

Çok hızlı yayılımda hastanelerin yoğun bakım üniteleri çıkmaza giriyor ve bilamecbur İtalya örneğinde olduğu gibi hangi hastanın yaşayacağına, hangisinin öleceğine karar verilmesi gereken berbat bir durum ortaya çıkıyor.

'ONLARDA YAŞAYAN CANLILAR'

Virüs dediğimiz şeyler aslında öldürücü, şeytani birer düşman değiller. Onlar da aynen bizim gibi üzerinde konuşlandıkları alan sayesinde yaşayan canlılar. Zaten genelde hayvanlardan bize geçiyorlar ve evet, hayvanları genelde öldürmüyorlar. Çünkü kendileri de yaşamak için üzerinde yaşadıkları canlılara muhtaçlar. Yüzyıllardır hayvanlarla beraber yaşamaya alışmışlar.

E peki biz neden ölüyoruz?

Çünkü birbirimizi tanımıyoruz. Virüs kendini hala hayvan vücudunda zannediyor. Yeni yerleştiği konağın şartlarını henüz bilmiyor. Belli bir süre geçtikten sonra hem bizler onlara bağışıklık kazanacağız hem de onlar kendi sonsuz yaşamları için mutasyona uğrayacaklar. Böylece beraber yaşamaya alışacağız.

Mesela aranızda herpes labialis adlı virüsü duyan oldu mu hiç? Duymadınız ama kendisi dünyanın en yaygın virüslerinden birisi ve bir kere vücudumuza girdikten sonra biz ölene kadar vücuttan atılamıyorlar. Peki ne yapıyor bu virüs? Dudağınızda uçuk çıkarıyor. O kadar işte. Bizi öldürmüyor çünkü biz ölürsek kendisi de yaşayamıyor.

Grip virüsü de hemen hemen öyle. Öldürücülük oranı %0.1 civarı ve genelde zaten vücudunda kronik sorun olanları öldürüyor. Her sene ve her sene dünyada yarım milyar insan grip virüsüne yakalanıyor. Bu şekilde birlikte yaşamaya alıştığımız tonla virüs var. Corona virüsler (sars, mers vb) ile de yaşamaya alışacağız (tabii mers ile belki 1000 yıl sonra).

Sadede gelirsem, dediğim gibi hepimiz bu virüse yakalanacağız. Hatta belki birçoğumuz yakalandı bile ama fark etmedi. Ve hatta hastalığı da atlattı. Vücudu virüsle yaşamaya çoktan alıştı ya da virüs o vücutta yaşayamadı ve başka konaklara geçti. Bu konuda en güzel örnek Diamond Princess gemisi. Gemideki 3700 kişinin 700'ünde test pozitif çıkmış. Ama bu 700 kişinin 350'si hastalığı hissetmemiş bile. Ve hala da çok sağlıklılar. Yatak döşek yatmıyorlar. Ki yaş ortalamaları da baya yüksek.

Peki neden böyle?

Çünkü o 350 kişinin bağışıklık sistemi çok güçlü. Yani bu hastalıkta en önemli şey bağışıklık sistemi. Aramızda bağışıklığı iyi olanlar, spor yapanlar, doğru besinleri alanlar, sigara içmeyenler vb. bu hastalığı belki hissetmeyecek bile. Belki hafif bir grip gibi atlatıp hayatlarına devam edecekler.

Ne yapmak gerekiyor?

Öncelik vücut direnci. Spor ve hareket. Sonrası beslenme. Özellikle meyve sebzeler ile daha spesifik şeyler, mesela sarımsak, yoğurt, kefir, yeşil çay vb. Sonrası ise besin takviyeleri. Özellikle c vitamini, çinko, beta glukanlar (1.3 ve 1.6) ve kara mürver ekstresi. Meyve sebzeler ve takviyeler eğer kendinize de dikkat ederseniz bu kışı atlatmanızı sağlayabilir. Çünkü bağışıklık sistemini çok dirençli hale getiriyorlar.

Dediğim gibi, bu virüsle yaşamaya alışın. Önümüzdeki yıllarda, hatta belki aylar ya da haftalarda mutasyona da uğrayacak, ya daha ölümcül olacak, ki kendi de kaybeder, bu yüzden bunu düşük olasılık görüyorum, ya da o da bizimle yaşamayı öğrenecek. Aşısı bulunsa bile mutasyona her uğradığında aşı işlevini kaybedecek. Grip aşıları da öyledir. Sizi sadece geçmiş senelerin grip virüslerinden korur. Yenilerinden değil. Yani tam koruma sağlamaz. Tam koruma her zaman için bağışıklık sisteminizdir.

MUTASYONA UĞRAMAK NEDİR?

Fakat dediğim gibi virüsün canlılığını devam ettirebilmesi için bulunduğu konağı öldürmemesi ve başka konaklara geçebilmesi gerekiyor. Bunun için de mecburen mutasyona uğramak zorunda. Mutasyon dediğimiz şey ise nesille alakalı ve virüsler çok hızlı üreyip öldükleri için bizlerde yıllar alan nesil değişimi onlarda saatler alabiliyor. Bu sayede çok hızlı mutasyon geçiriyorlar. Ve büyük bir olasılık süre geçtikçe virüs bulaştığı kişiyi öldürmeyecek şekilde mutasyon geçirecek. Yani bu virüsü ne kadar geç kaparsanız tehlikesi o kadar az olacak.

Evet, hepimize uğrayacak bu virüs ama ne kadar geç uğrarsa o denli şanslı olacağız. Bu yüzden olabildiğince evden çıkmamak, hijyene dikkat etmek, gerekli şekilde beslenmek, hareket etmek ve gerekli takviyeleri almak gerekiyor. Bunları yapanlar emin olun hepimizden uzun yaşayacak.

Özet

1- Kendinizi karantinaya alın. Virüsle en geç temas edenler en şanslıları olacak
2- Hijyen. Olabildiğince temizliğe dikkat edin.
3- Meyve sebze yiyin.
4- Bağışıklığa iyi gelen sarımsak, kefir, yoğurt gibi besinler tüketin.
5- Bağışıklığa çok iyi gelen besin takviyeleri ve vitaminler alın. Örnek: beta glukanlar, c vitamini, çinko, ka ra mürver ekstresi vb.
6- Hareket edin ve evinizde spor yapın.
7- Sigarayı bırakın.
8- Bol su için.

Kaynak : Memurlar.Net
Yarıtay Birinci Başkanlığı Terörle Mücadelede Yaralanan İşçi Alım İlanı
Eşi, Rüştü Reçber’in son durumunu açıkladı!
Koronavirüs şüphesi nedeniyle hakem ve eşi karantinaya alındı
Bilim Kurulu üyesi 'en büyük tehdit' diyerek uyardı
Tansu Çiller, 100 bin lira bağışta bulundu
ABD'de 2 haftada 10 milyon insan Koronavirüs nedeniyle işsiz kaldı
Çin’den flaş koronavirüs kararı! Bu hayvanların etini yemek yasaklandı
Korona günlerinde ilk enflasyon rakamı geldi!
Pazaryolu Belediyesi Mühendis Alım İlanı
Bugün karantina altına alınan ilçe, köy ve kasabalar
İspanya'da korkutan bilanço: Son 24 saatte 950 ölüm gerçekleşti
Milli Görüş camiasında koronavirüs nedeniyle bir kişi daha vefat etti
Kuveyt'teki Türk işçiler Türkiye'ye getiriliyor
Çanakkale Gelibolu Kent Hizmetleri 1 İşçi Alacak
Mersin Üniversitesi sözleşmeli 28 personel alacak
Market alışverişi sırasında korunmak için ne yapmalı?
Hatay'da feci kaza!5 ölü
Kırklareli'nde mülki amirlerin test sonuçları belli oldu
Suudi Arabistan'dan son dakika hac açıklaması: İptal mi olacak?
Sosyal medyada en çok etkileşim alan bakan: Fahrettin Koca
Koronavirüsten çöp poşetiyle korunuyor!
Elektrik ve doğalgaz faturaları değişiyor!
Korona virüsü bulaştırdı diye öldürdü!

Benzer Haberler