Anasayfa » İşveren » Müteahhidin borcu varken yapı kullanma izni belgesi alınabilir mi?

Müteahhidin borcu varken yapı kullanma izni belgesi alınabilir mi?

Müteahhidin borcu varken yapı kullanma izni belgesi alınabilir mi?

Soruların başında gelen inşaatın borcu varken iskan alabilir miyim şeklinde başlamakta ve bir dokun bin ah işit tarzındadır. Ömürleri boyunca para biriktirip ya da borca girerek bir daire alan vatandaşlar.

Tarih :
Müteahhidin borcu varken yapı kullanma izni belgesi alınabilir mi?

Soruların başında gelen inşaatın borcu varken iskan alabilir miyim şeklinde başlamakta ve bir dokun bin ah işit tarzındadır. Ömürleri boyunca para biriktirip ya da borca girerek bir daire alan vatandaşlar. Birde bakarlar ki iskanı yani yapı kullanma izin belgesi yok. İskan almak için belediye ile yaptıkları görüşmede inşaatın borcu olduğunu ve bunun hisselerine düşen kısmını ödemeleri gerektiği bilgisiyle insanların dünyaları başına yıkılır. Müteahhidin borcunu ödemeye zorlanırlar. Ödemezlerse evlerinde bir sürü sorun yaşayacaklar. Ya da sorunlarla iskansız oturacaklar. Bu şekilde mağdur olan yüzbinlerce ev sahibi bulunuyor. Sadece daire satın alanlar değil, kat karşılığı sözleşmesi ile müteahhitle anlaşanlar veya müteahhitle anahtar teslimi sözleşme yapanlar da aynı sorunlarla karşı karşıya kalmaktalar.

Bu sorunlar imar mevzuatında 17 Aralık 2009 tarihinde yapılan çok önemli bir değişiklik yapılarak aslında düzeltilmiş insanları rahatlatma adına büyük bir adım atılmıştır.

Aslında 17 Aralık 2009 tarihinde 5940 Sayılı Kanun'la yapılan düzenlemeye göre, müteahhitten konut satın alan vatandaş, müteahhidin bu yapı ile ilgili vergi ve sigorta primi borcu olsa dahi, bu borçlardan sorumlu tutulmadan yapı kullanma izin belgesi alabilecekler. Maalesef bu düzenlemeden ne yüz binlerce ev sahibinin ne de birçok belediyenin haberi var. Hiç kimsenin haberi yok nedeni bilinmez. Haberi olan vatandaşlar ise bazıları belediyelere başvurduklarında rutin olan her zaman ki gibi kendilerinden ilişiksizlik belgesi yani bir diğer söylem ile Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borcun ödendiğine dair belge isteniliyor ve bir türlü bu borçtan kurtulamıyor. Aslına bakılacak olursa inşaatın tamamlanma tarihi ister yasanın çıkış tarihi olan 17 Aralık 2009 öncesinde isterse sonrasında olsun, belediyeler vatandaştan müteahhidin vergi ve Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borcunu ödemesini isteyememesi gerekmektedir.

Aslına bakılacak olursa 17 Aralık 2009 tarihinde 5940 Sayılı Kanun'da yapılan düzenleme ile birlikte, inşaat ve emlak piyasasında yaşanan çok sorunlar çözülmüş oldu. Çünkü önceki uygulamada, müteahhidin vergi ve Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borcundan haberi olmayan vatandaş, aldığı dairenin iskânı için müracaat ettiğinde karşısına yüklü miktarlarda borçlar çıkıyordu. Borcun muhatabı müteahhit ise çoktan kayıplara karışmış olduğu için iskân almak isteyen vatandaş kendi payına düşen borçları kapatmak zorunda kalıyordu.

İnternetten elde edilen bilgilerden bile bakılacak olursa Danıştay 6. Dairesi tarafından verilen bir karar bulunabilir: ” İşçi ve işveren ilişkilerinden dolayı sosyal sigortalar kurumuna prim borcu olup adına inşaat ruhsatı düzenlenen kişiden bağımsız bölümü satın alan kişiye yapı kullanma izni verilmemesi hukuka aykırıdır.”

Başka bir anlatımla konuyu anlatacak olursak Kanun kısaca şöyledir.09.12.2009 günü kabul edilen ve 17.12.2009 gün ve 27435 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5940 sayılı İmar Kanunun 1. Maddesinde“Fenni mesullerce denetime ilişkin mimarlık ve mühendislik raporları hazırlanan, yapı sahibi, fenni mesuller ve ilgili idare elamanlarının birlikte düzenlediği tespit tutanağı ile tamamlandığı belirlenen, ancak, yapı müteahhidinin yapım işlerinden doğan vergi sigorta pirimi borçlarının ve diğer sorumluluklarının gereğinin yerine getirilmemesi sebebiyle yapı kullanma iznin belgesi verilmesi işlemleri tamamlanamayan yapılar için, yapının müteahhidi olmayan yapı sahibinin talebi üzerine, ilgili idarece durum tespit edilerek yapı kullanma izin belgesi verilir. Bu belgenin bir örneği, ilgili kurumlara ve ilgililerin kayıtlarına işlenmek ve değerlendirilmek üzere ilgili meslek odalarına ve Bakanlığa gönderilir.” Denilmektedir.

Buna göre yapılacak işlem yapının fiziksel olarak proje ruhsat ve eklerine uygunluğuna bakmak, uygun değilse uygun hale getirmek. Bunun yanında binanın oturulabilir halde olmasını sağlamak. Daha sonra yapının fenni mesulleri yani yapı denetime tabi ise yapı denetim firmaları tarafından düzenlenen teknik raporla belediyeye yapı kullanma izni başvurusunda bulunmak gerekmektedir. Bu şekilde kişilere müteahhidin borcu bulunsa dahi oturma izin belgesini belediyeler vermek zorundadır.

Kişiler inşaatı tamamlanmış ve oturdukları ancak yapı kullanım belgesi olmayan daireleri veya binaları ile ilgili olarak yapının müteahhidi olmadığını beyan ederek ve yazılı talepte bulunacaklar. Belediyeler de yapı sahibinin bu talebi üzerine, durum tespit ettirerek yapı kullanma izin belgesi verecekler.

Burada dikkat edilmesi gereken yasada belirtildiği ‘‘Yapı sahibi, ruhsat süresi dolmamış olan bir yapının etüt ve proje müellifliği, yapı müteahhitliği ve şantiye şefliği görevlerinden herhangi birini üstlenmemiş ise bütün sorumluluk, ilgisine göre etüt ve proje müelliflerine, yapı müteahhidine, şantiye şefine ve ilgili fenni mesullere aittir.’’ gibidir.

Kaynak : SGK Rehberi

Benzer Haberler