Anasayfa » Medya Haberleri » Koçibey "Yüksek dereceli memurluklara yapılan atamalar" için neler demişti?

Koçibey "Yüksek dereceli memurluklara yapılan atamalar" için neler demişti?

Koçibey "Yüksek dereceli memurluklara yapılan atamalar" için neler demişti?

Tarih :
Koçibey

Yüksek dereceli memurluklara yapılan atamaların kişilerin liyakatlerine bakılmaksızın yapılması.

Koçi Bey yıllar önce bu sorunu dile getirmiştir. Koçibey şu ifadeleri kullanmıştır; "İlmiye makamları ve diğerlerin hepsi Allah’ın emanetleridir. Şimdi dünyayı yaratan yüce Allah’ın emri üzere ister kadılık ve hükümet makamlarının ve ister kılıç ve siyaset makamlarının hak edenlere verilmesi gerekli ve en önemli şeydir. Bu Allah Emre’nin iyi icap ettiği şekilde yerine getirilmemesine sebep olan şey rüşvettir. Bu kapı açıldığından beri makam sahipleri arasında görevden almak göreve getirmek ve değişikliklerin çokluğunun haddinden fazla olması ve büyük kimselerin yokluk içinde kalıp alçak kimselerin devlet makamlarına ulaşır olması ile alemin durumu bozulmuştur.

Makamların hak etmeyenlere verilmesinin yeryüzünün halifesi din ve devletinin sığınağı mutluluğa erişmiş padişahımız hazretlerine bir yönden paydası görülmeyip belki büyük zararı olduğu açık ve ortadadır. Bu ana kadar devlet adamlarının aldıkları rüşvetten ve nice hak etmemiş kimseyi malına imrenerek yüce makamlara getirdiklerinden Padişahımız hazretlerine ne fayda oldu? Ancak kendileri ahiretlerini yıktılar."

Liyakat yönetimin vazgeçme lüksünün olamayacağı en temel ilkesidir. Nitekim 657 sayılı Kanun'un üç temel ilkesinden birisi de liyakattir.

İşportacı yönetici atamasıyla maalesef yönetimde liyakat büyük darbe almıştır. Bir kurumun başına getirdiğiniz liyakatli bir yönetici, kurumu zirveye taşırken liyakatsiz bir yönetici ise oluşan birikimi yerle bir edebilmektedir.

Bunlar, işlerinde son derece mahirdirler ve astlarını sürekli sıkıştırırlar, ama amirlerine karşı da sürekli el pençe divan dururlar. Sorunların her daim üzeri örtülür ve her şey güllük gülistanlıktır.

Bunlar işten anlamadıkları için emrinde çalışan memurlardan her konuda sürekli bilgi notu isterler. Yine amirlerine karşı yağcılıktan zaman bulup ta kendilerini yetiştirme zahmetinde bulunmadıkları için yaptıkları işlerden de anlamazlar. Yazı yazma kabiliyetleri de olmadığı için memurlardan basit veya zor olan her konuyla ilgili sürekli bilgi notu isterler. Bu durum artık memurları illallah dedirtir ve memurlar işten ziyade bilgi notu hazırlamakla akşam ederler. Birde bunlar sürekli iş takibi yaparlar. Maalesef aranan yönetici tiplemesi sürekli iş takibi ve temsille zaman geçirenlerdir.

Haklarını yemeyelim bunların gözü son derece karadır. İmza atmaktan hiç korkmazlar. O yüzden amirleri bunları çok severler. Nasıl olsa teftiş vb. şeylerde kalktı sayılır, öyleyse korkmaya gerek var mı?


Kaynak : Yeni Şafak

Benzer Haberler