Anasayfa » Medya Haberleri » Yargıtay'dan 'taşeron' işçi alacakları için emsal karar! Kim sorumlu...

Yargıtay'dan 'taşeron' işçi alacakları için emsal karar! Kim sorumlu...

Yargıtay'dan 'taşeron' işçi alacakları için emsal karar! Kim sorumlu...

Yargıtay 22. Dairesi taşeron işçilerin kıdem, ihbar ve izin alacakları konusunda kimin sorumlu olduğuna ilişkin emsal niteliğinde bir karar verdi. İşte kararın ayrıntıları:

Tarih :
Yargıtay'dan 'taşeron' işçi alacakları için emsal karar! Kim sorumlu...

Yargıtay 22. Hukuk Daires

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 26.12.2019 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

Davacı işçi davalı ... Müdürlüğüne ait yol yapımında alt işveren olan diğer davalı şirketin işçisi olarak çalıştığını, iş akdinin davalı işveren tarafından haksız feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları, fazla mesai, ulusal bayram genel tatil, hafta tatili, yıllık izin ücreti ve ikramiye alacaklarının hüküm altına alınması isteğinde bulunmuştur.

Mahkemece, davalılar arasındaki ilişkinin niteliğine ilişkin gerekçe gösterilmeden ikramiye dışındaki alacakların davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 2.maddesinin 6.fıkrasına göre “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur”.

4857 sayılı Kanunu’nun 3.maddesinin 2.fıkrasına göre alt işveren, kendi işyerinin tescili için asıl işverenden aldığı yazılı alt işverenlik sözleşmesi ve gerekli belgelerle birlikte işyerinin kayıtlı olduğu bölge müdürlüğüne bildirim yapmakla yükümlüdür. Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kurulması, bildirimi ve işyerinin tescili ile yapılacak sözleşmede bulunması gerekli diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar Alt İşverenlik Yönetmeliğinde düzenlenmiştir. Yönetmeliğin 5.maddesinin son fıkrasında bir işyerinde her ne suretle olursa olsun asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kurulmasının yeni bir işyeri kurulması olarak değerlendirileceği öngörülmüştür.

İş Kanunu’nun 2/6.maddesine göre asıl işveren-alt işveren ilişkisinin ortaya çıkabilmesi için kurulan bu yeni işyerinde işçi çalıştıran bir asıl işverenin varlığı şarttır. Başka bir anlatımla, asıl işverenin o işyerinde işçi çalıştırarak işveren sıfatını koruması, işin bütününün yapılmasını başka bir işverene devretmemiş bulunması gerekir. Bu husus, Yönetmeliğin 4.maddesinin a bendinde “Asıl işverenin işyerinde mal veya hizmet üretimi işlerinde çalışan kendi işçileri de bulunmalıdır” şeklinde belirtilmiştir.

Somut olayda, davalı ... ile davalı ... İnşaat ... Tic.Elektrik Üretim A.Ş. arasında yapılan “... Ayr.-... ve ... Yolları Km: 120+000-170+000 Kesiminin Yapım İşine Ait Sözleşme” uyarınca davalı şirket yol yapım işini üstlenmiştir.

Davalı ... ihale ile yol yapım işinin tamamını davalı Şirkete vermiştir. Ve Karayolları bu işte (yeni işyerinde) işçi çalıştırmamaktadır. Buna göre davalılar arasındaki ilişki ihale makamı - müteahhit ilişkisi olup mahkemenin niteliğini tespit etmeden davalı ... Müdürlüğünü dava konusu tüm alacaklardan sorumlu tutması isabetli olmamıştır. ... ihale suretiyle bir yolun bütününün yapımını bir şirkete (müteahhite) verse, bu şirketle genel müdürlük arasında bir asıl işveren - alt işveren ilişkisi oluşmaz. Çünkü bu yol yapımında Karayolları Genel Müdürlüğünün hiçbir işçisi çalışmamaktadır. Bu durumda Genel Müdürlük asıl işveren sayılmamakta ihale makamı niteliği taşımaktadır. (..., İş hukuku 16. Basım sf 164) Sözleşme gereği işin bütününün bir başka işverene bırakıldığı hallerde asıl işverenlik - alt işverenlik ilişkisi mevcut olamaz. Şayet iş sahibi başkasına verdiği işte hiçbir şekilde işçi çalıştırmıyorsa, sadece işi denetleyen, işin yürütümünü gözeten ve koordine eden teknik ekibin çalıştırılması ile asıl işveren niteliği kazanılmaz. ...

İş Kanunu'nun 2. maddesindeki Müteselsil Sorumluluk Bakımından Anahtar Teslimi İnşaat Sözleşmesi Kavramı ve Bu İlişkiye Bağlanan Hukuki Sonuçlar, İş Hukukunda Yeni Yaklaşımlar sayfa 3 v.d.) Buna göre davalı ... İş Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca sadece 3 aylık ücret alacağından sorumlu tutulabilir. Bu nedenlerle kararın onanmasını isteyen Sayın Çoğunluğun görüşüne katılamıyoruz. 26.12.2019

 

Kaynak : SGK Rehberi

Benzer Haberler