Anasayfa » Medya Haberleri » Eğitim masrafı yükseldikçe sigortaya ilgi artıyor

Eğitim masrafı yükseldikçe sigortaya ilgi artıyor

Eğitim masrafı yükseldikçe sigortaya ilgi artıyor

Eğitim masrafı yükseldikçe sigortaya ilgi artıyor

Tarih :
Eğitim masrafı yükseldikçe sigortaya ilgi artıyor

Eğitim hayatına başlayan bir çocuğun liseye kadar olan masraflarının 500 bin liraya ulaşabildiği bugünlerde, eğitim sigortası yine gündeme geliyor. Vergi avantajının da bulunduğu eğitim sigortası sadece ebeveynler tarafından değil, aile yakınları tarafından da yaptırılabiliyor

Sigorta türleri denildiğinde ilk akla gelenler sağlık, hayat, trafik sigortası olsa da eğitim sigortasının bilinirliği her geçen gün artmaya başladı. Özel okul sayısı ve buralarda eğitim alan öğrenci sayısının hızla artıyor olması aynı zamanda eğitim maliyetlerinin aile bütçelerinde önemli bir yer edinmesi sigorta ürününe olan talebi de peşinden getiriyor.

Eğitim sigortası sadece kendi çocuklarını ekonomik güvence altına almak isteyen birinci dereceden anne ve babaları içermiyor. Başka bir ebevenynin çocukları için de kendi adınıza eğitim sigortası yaptırılabiliyorsunuz. Öte yandan eğitim sigortası yaptırırken öncelikle başvuru için 18 ile 65 yaş arasında olmak yeterli. Sigorta sahibi, yani başvuru yapıp sigorta yaptıran kimse yalnızca o kişinin başına gelebilecek kaza ve vefat durumlarında eğitim sigortası tazminatı ödeniyor. Bu yüzden de aileden kim için vefat durumu geçerli olursa olsun, yalnızca sigortalı olarak ismi geçen kişinin teminat kapsamındaki riskleri yaşaması şartı koşuluyor.

VERGİ AVANTAJI DA BULUNUYOR

Sigortalı çalışanlar ve serbest meslek sahipleri eğitim sigortası yaptırdıklarında sigorta için ödedikleri primleri vergi dilimi oranında gelir vergisi matrahından düşebiliyor. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 1 Ocak 2013 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 6327 sayılı kanun ile değişen 63. ve 89. maddeleri gereğince; mükellefin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait ödeyeceği hayat sigortası primleri için vergi indiriminden yararlanabiliyor. İndirim konusu primler, ödendiği ayda elde edilen ücretin %15'ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşmamak üzere hizmet erbabının safi ücret tutarının belirlenmesi sırasında indirim konusu yapılabiliyor.

EĞİTİMİN MALİYETİ HER YIL ARTIYOR

Eğitim-Bir-Sen Stratejik Araştırmalar Merkezi'nin (EBSAM),her yıl yaptığı eğitim harcamalarının veliye maliyeti araştırmasının 2018 yılı sonuçlarında devlet okulundaki bir öğrenci için, okul öncesi eğitimden ilköğretimin sonuna kadarki süreçte sadece okul ihtiyaçları için ortalama 23 bin 452 lira harcama yapılıyor. Bu harcama, veliye ayda ortalama 217 lira olarak yansıyor. Ortaöğretimdeki eğitimi boyunca ortalama 10 bin 580 lira, ayda ise ortalama 220 lira harcanıyor. Öğrenciye eğitimi sürecinde kantin-yemekhane için para ayrıldığında, bu harcama, okul öncesi ve ilköğretimde aylık ortalama 395 lira, ortaöğretimde ise ortalama 454 liraya; bu masraflara okul servisi ücreti eklendiğinde, okul öncesi ve ilköğretimde ortalama maliyet 395 liradan 628 liraya, ortaöğretimde ise 454 liradan 679 liraya çıkıyor.

Özel okullarda ise sadece yıllık olarak eğitim ücretleri büyük kentlerde yıllık 20 bin liradan başlayıp 150 bin lira seviyelerine kadar ulaşırken, diğer birçok kentimizde 15-30 bin lira aralığında seyrediyor. Bunlara ayıca servis, giyim ve yemek parası da ekleniyor. Anaokulundan başlayıp lise sonuna kadar bir özel eğitimin maliyeti kabaca hesapladığınızda da en az 500 bin lira gibi bir rakama ulaşabiliyor.

Kaynak : Yeni Şafak

Benzer Haberler