Anasayfa » Medya Haberleri » Parti kuracak mı? Davutoğlu'ndan canlı yayında bomba açıklamalar!

Parti kuracak mı? Davutoğlu'ndan canlı yayında bomba açıklamalar!

Parti kuracak mı? Davutoğlu'ndan canlı yayında bomba açıklamalar!

Parti kuracak mı? Ahmet Davutoğlu'ndan canlı yayında bomba açıklamalar!

Tarih :
Parti kuracak mı? Davutoğlu'ndan canlı yayında bomba açıklamalar!

Parti kuracak mı? Ahmet Davutoğlu'ndan canlı yayında bomba açıklamalar!

Yeni parti kuracak iddialarıyla gündemden hiç düşmeyen Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, siyaset gündemine ilişkin açıklamalarda bulunuyor.

CANLI YAYINDA KONUŞUYOR

Yeni parti kurması muhtemel Eski Başbakan Davutoğlu, katıldığı radyo programında Yavuz Oğhan, İsmail Saymaz ve Akif Beki'nin sorularını cevaplıyor...

Davutoğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle

"İslam dünyasının problemleriyle ilgili en temel sorun nedir diye soruldu. En temel problem düşünce özgürlüğünün olmadığını söylemiştim. Sansür çok kötüdür ama en kötü sansür otosansürdür. İnsanlar kendi kendilerini kontrol etmekten toplumu düşünmeye vakit bulamazlar. İçeriden bir eleştiri olarak söyleyeyim otosansürün en yoğun olduğu dönemden geçiyoruz."

'Özgürce konuşursanız her türlü problemi çözersiniz."

Akif Beki: Geçmişte 2010'da Radikal'de yazarken yazı hayatımın en ağır yazılarından birini yazdım. Şu merak ediliyor; benim de bulunduğum bir ekiple mülakatı kabul edebiliyorsunuz. Bana öfkeniz, kzıgınlığınız geçti mi, hain olarak görmüyor musunuz beni? Nasıl oldu da bakanlığınız döneminde övgüler almış başını giderken ağır bir yazı yazdım. Hiç rastlaşmadık ama medeni iletişime benimle devam ettiğinizi başka bir yazımda yazmıştım ama insanlar benimle ilgili düşüncenizi merak ediyor.

Davutoğlu: Öfkem geçmedi çünkü yoktu. Akademik hayata ve devlet hayatına giren birisi de bunu özünde eleştiri olduğunu bilmesi lazım. Ben devlet hayatını gireyim de hiç eleştirilmeyeyim diyen biri devlet hayatını hiç bilmeyendir. Esas olan sizin o tutum karşısındaki ilkesel duruşunuzdur. Öğrencilerime önce beni eleştirin derdim. Devlet hayatında da bu böyle. hamama giren devlet. Devlet hayatına giren eleştiriye açık olacak.

Önce ne kastediliyor anlamak lazım. Belki haklı bir eleştiridir.

Ateşin çemberinden birlikte geçtiğimiz biri beni eleştirmiş.. Bir devlet adamına yakışmayan en önemli şey nezaketsizliktir. Ben tekrar teşekkür ederim 2010 yılındaki yazın için. O yazıyı o kadar iyi hatırlıyorum ki. Bir nefis muhasebesine davet ediyordu beni. Gerçekten öyle mi diye yazıyı okuduktan sonra düşündüm."

"Pelikan çetesi" açıklaması

Davutoğlu şöyle devam etti:

"Pelikan çetesi denilen çete, herkes tarafından malum oldu. Bu bildirinin arkasındakileri biliyorum, kimlerden talimat aldıklarını biliyorum. Ben ne yaptım bu insanlara dedim. Acaba kendimde bir şey var mı dedim. Beni istifaya zorlamak istenen bildiri beni Alman ajanı ilan ediyordu. ben ne yaptım ki bu kadar ağır bir ithamla karşı karşıya kaldım.

KİMLERİN FİNANSE ETTİĞİNİ BİLİYORUM

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, görevden alındığı günden bu yana ilk kez bir programa katıldı. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Davutoğlu, "O malum troll çetesi. Pelikan çetesi denilen çete. Bildiri denilen şeyi, benim gıyabımda imzalanan MKYK toplantısının ardından ben Varto'ya gittim. Son ziyaretimdi. Pazar günü böyle bir bildiri yayınlandı. Arkasındaki isimleri biliyorum, kimlerin finanse ettiğini biliyorum." şeklinde konuştu.

TELEVİZYONLAR OLUMLU YANIT VERMEDİ

-2017 Nisan'ı öncesinde yeni anayasa paketiyle ilgili düşüncelerimi anlatabilmek ve kaygılarımı anlatmak için TV kanallarına girişimlerde bulundum. Hiçbiri olumlu cevap veremedi.

'HEP DÜZELİR UMUDUYLA AÇIKLAMA YAPMAMIŞTIM'

MKYK'dan bahsediyorum bir muhtıra vari bir tavır yaşadım. Ondan iki gün sonra böyle bir bildiri yayımlandı. O la ki yanlış bir takım politikalar geliştirmiş olabilirim. Hepsine açığım ama niye bu şekilde hedef alındım? Bakınız bugün hâlâ, bu bağlamda 3 yıl sonra ilk defa konuşuyorum. 3 yıl boyunca ben susmadım aslında, Cumhurbaşkanına hep düşüncelerimi aktardım. Hep düzelir umuduyla böyle açıklama yapmamıştım.

'İTTİFAK İLİŞKİSİ AK PARTİ'NİN DOĞASINI BOZMAKTA'

Yurt dışında benim Mavi Marmara dolayısıyla yaptığım konuşmadan tutun da bir takım dış politikanın da hedefindeyim, anlarım. AK Parti'nin girdiği ittifak ilişkilerine girmesinden rahatsız olduğunu hep söyledim. Mart ayında bunu Erdoğan'a da aktardım. Bu ittifak ilişkisi AKP'nin doğasını bozmakta ve MHP'ye oy kaçırmaya neden olacağını anlatmaya çalıştım. Bundan dolayı Bahçeli'nin bana öfkelenmesini anlarım. Ama benim anlayamadığım şey, kendileri için makamımdan ayrılmayı göze aldığım kişilerin hedefinde olmam. Benim yakınlarımın, eşimin konferansının iptal edilmesini anlayamam.

CUMHURBAŞKANI İLE KONUŞMASI

(Cumhurbaşkanıyla aranızda ihtilaf var mı?) Evet insanlar arasında hele hele bu düzeylere gelmiş insanların yüzde yüz anlaşması mümkün değil. Mesele bu farklılıkları nasıl yönettiğimiz. 12 Eylül anayasası ikiz kardeşin birini cumhurbaşkanı birini başbakan yapsanız bir süre sonra ihtilaf çıkartan bir anayasaydı.

Sayın Cumhurbaşkanı siz beni ısrarla siyasete davet ettiniz. Partimize kapatılma davası açıldığında ben size gelip bundan sonra mezara kadar yanınızdayım dediğim için siyasete girdim. Ben bir görevin hakkını veririm. Ben anladım ki siz gücü elinizde toplamak istiyorsunuz. Bunu yadırgamam siyasi liderler bunu isterler. 258 milletvekilimiz var başkanlık sistemini getirmemiz mümkün değil. Dolayısıyla gelin, sayın Bahçeli'yle, Kılıçdaroğlu'yla görüşelim. 1 ay içinde cumhuriyet tarihinin en kapsamlı reformunu yapıp pür parlamenter sistemine geçelim, bütün yetkileri başbakanda toplayalım. Eylül ayında da bizim kongremiz var. Ben sizin bana tevdi ettiğiniz emaneti size vereyim. Genel başkan olun. Başbakan olup bütün yetki sizde olsun. Ben de başdanışmanınız olayım. İstemezseniz de akademik hayata döneyim.

15 Temmuz gecesi sokağa inip İstanbul, Ankara il başkanımız sadece 'Davutoğlu döneminde atandı' deyip, görev teslimlerde konuşmasına bile izin vermeyip atmak nedir? Beni gönülden yaralayan bir şeydir bu.

İzin vermezseniz bu parti biter dedim

12 Eylül kongresine giderken, Ankara'da ilk olarak alternatif MKYK listeleri hazırlanırken, Cumhurbaşkanına 'ben burada liste tartışması yapmam dedim. Kimi istiyorsanız onu getirin' dedim. 'Birileri size gelip senaryolar söylüyor ya benim tek hedefim bu partiyi kurumsallaştırmak' dedim. Bu parti kurumsallaşırsa Türk siyasetinin en geniş örgütlenmesi olacak dedim. Ben sizin kurduğunuzu yaşatmaya çalışıyorum dedim. İzin vermezseniz ya sizin ya benim ömrümde bu parti biter dedim. Ben hiçbir zaman Cumhurbaşkanı'nın liderliğini elinden almak, onu etkisiz kılmak niyetinde olmadım. Böyle küçük hesaplar peşinde olsaydım Başbakanlığı bırakmazdım.

Devlet işleyişi bağlamında hata yaptığımı düşünmüyorum, başbakanlığı bırakmam konusunda. Bırakmamış olsaydım çok çirkinleşen bir siyasetin parçası haline gelirdim ve parti bölünürdü.
Ayrılık kararını verdiği o geceyi anlattı

O gece üç yol vardı önümde. (2 Mayıs gecesi) Gece yarısı kalkıp tek başıma bir yere çekilerek aldım. Çalışma odama çekildim. Ne yaptım ben? Ter dökmekten, ailemi ihmal etmekten başka ne yaptım! Üç gün üst üste aynı yatakta yatmadım ben.

Bu muameleyi ne kalbim, ne aklım be vicdanım aldı!

Sen başbakan gibi görün ama olma...
Üç yol var önümde, bir MKYK ile bana; 'Sen başbakan gibi görün ama başkana olma, başbakanmış gibi yap ama yetki kullanma' dendi. Bunu benden Cumhurbaşkanı ve MKYK'ya imza atanlar istiyordu. Ben kendimi bilirim benden her şey olur da düşük profilli olmaz. İkinci yol, mücadele etmekti. Kongreyi kazansam bir türlü kazanmasam başka türlü bölünürdü parti. Buradan izzetle girdiğim yoldan izzetle çıkmanın yolu çekilmek olduğunu söyledim o gün çalışma odamda.

Keşke 1 ay daha sabredip ayrılmasaydım
Keşke diyorum, bir ay daha sabredip Haziran ayında vize muafiyetini alıp ayrılsaydım. Aynı gün AB Komisyonu AB Konseyi'ne Türkiye ile vize muafiyeti başlatılması kararını gönderdi. Ve Haziran ayı içinde kalkacaktı. Siyasi etik kanunu vardı, o zaman 72 maddeden 7'si kalmıştı. Siyasi etik çıksın sonrası daha sonra tamamlanır gibi bir durum vardı.

Kaynak:İnternethaber

 

Kaynak : SGK Rehberi
Ankara'da 3.4 büyüğünde deprem
Antalya'da yolcu otobüsü ile otomobil çarpıştı: 1'i ağır 5 yaralı
Okullarda 'ormanların külleri' gösterilerek fidan dikilecek
Kargın Belediyesi Geçici İşçi Alım İlanı
İki köpeği traktör arkasına bağlayarak sürükledi
Memura zam pazarlığında süre doldu!
Bakan Pakdemirli: THK'nın uçakları hurda
Emsal karar! Bunu yaptı, tazminatsız kovuldu
Kamu İşveren Heyeti görüşmeye yanaşmıyor
Hasanşeyh Belediyesi İşçi Alım İlanı
Araç sahipleri dikkat! Trafik sigortasında önemli değişiklik....
Dişini çektirdi, yüzü bu hale geldi!
Memur-Sen, Kamu-Sen ve KESK hükümetin yeni TİS teklifini reddetti
21 Ağustos 2019'dan önemli gündem başlıkları
Görevden alınan başkanlar için AK Parti'den açıklama
Siirt Belediyesi 24 İşçi Alacak
Düzce Beyköy Belediyesi 17 İşçi Alacak
Kırsalda bitirdiğimiz MLKP ile Amerikalılar görüştü'
Isparta Sütçüler Belediyesi İtfaiye Eri Alım İlanı
Pakistanlı mühendisler TUSAŞ'ta yaz stajına başladı
Altın yükseliyor... Piyasadaki sahte altına dikkat!
Gönen’de torun dehşeti!
İşe alınacak adaylar, kendileri kura çekti

Benzer Haberler