Anasayfa » İşveren » İşçi sağlığı ve iş güvenliği noktasında işveren açısından ‘önlemek ödemekten daha ucuzdur’

İşçi sağlığı ve iş güvenliği noktasında işveren açısından ‘önlemek ödemekten daha ucuzdur’

İşçi sağlığı ve iş güvenliği noktasında işveren açısından ‘önlemek ödemekten daha ucuzdur’

İşçi sağlığı ve iş güvenliği noktasında işveren açısından ‘önlemek ödemekten daha ucuzdur’ 6331 Sayılı yasa ile devlet iş kazaları ve meslek hastalıkları olmadan tüm çalışanların sağlığını korumayı amaçlamaktadır. Bu kanunda esas hedeflenen olay olmadan yani herhangi bir iş kazası ve meslek hastalığı olmadan olaya sebebiyet verecek faktörlerin önceden tespit edilerek ortadan kaldırılmasıdır.

Tarih :
İşçi sağlığı ve iş güvenliği noktasında işveren açısından ‘önlemek ödemekten daha ucuzdur’

6331 Sayılı yasa ile devlet iş kazaları ve meslek hastalıkları olmadan tüm çalışanların sağlığını korumayı amaçlamaktadır. Bu kanunda esas hedeflenen olay olmadan yani herhangi bir iş kazası ve meslek hastalığı olmadan olaya sebebiyet verecek faktörlerin önceden tespit edilerek ortadan kaldırılmasıdır.

İşçi sağlığı ve iş güvenliği kültürünün oluşması toplumda sağlıklı çalışma ortamının sağlanması açısından büyük önem arz etmektedir.

İŞ KAZASI NEDİR?

Sosyal Sigortalar Kanunu hükümlerine göre;

a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,

b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla,

c) Sigortalının işveren tarafından görevle başka bir yere gönderilmesi

yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,

d) Emzikli kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,

e) Sigortalıların işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında,

Meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedence veya ruhça arızaya uğratan olaya iş kazası denilmektedir.

Olayın iş kazası sayılabilmesi için, bu beş hal ve durumdan birinde meydana gelmesi yeterlidir.

MESLEK HASTALIĞI NEDİR ?

Sigortalının çalıştırıldığı işin niteliğine göre, tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüme şartları yüzünden uğradığı, geçici veya sürekli hastalık, sakatlık ya da ruhi arıza halleridir.

İŞ KAZALARI NEDEN OLUR?

İş kazalarının kaçınılmaz bir biçimde üretim süreciyle ilişkili oluşunu, işçinin, sermaye sahibinin, üretim araçlarının ve metanın; bunlardan en az birinin kazadan etkilenmiş olması iş kazası denildiğinde ortak bir algının da oluşmasını sağlamıştır. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) iş kazaları tanımına göre “Yaralanmalara, ölümlere, üretim kayıplarına ve zararlarına yol açan planlanmayan olaylar” olarak tanımlanmaktadır”.

Öte yandan üzerinde uzlaşılan bir başka konu da pek çok kaynakta defalarca vurgulandığı üzere iş kazalarının % 98’inin, meslek hastalıklarının ise % 100’ünün önlenebileceğidir. Buradan devam edersek, bu verilerin bilimsel dayanaklarına ilişkin konu ile ilgili epidemiyolojik araştırmaları, Uluslararası Çalışma Örgütünün raporlarını, Avrupa İş Sağlığı ve Güvenliği Ajansının raporlarını, Amerikan Ulusal Mesleki Sağlık ve Güvenlik Enstitüsü’nün raporlarını değerlendirmeye çalıştığında yukarıdaki veriyi doğrulayan bir kaynağa ulaşmak mümkün değildir. Konunun önemi yukarıdaki ifadeden hareketle iş kazalarının %98’i önlenebilir ise %2’sinin önlenemeyecek oluşu sonucuna varılmasıyla ilişkilidir. İş kazalarının bir bölümünün önlenemez olduğu sonucuna bizi götürebilecek yaklaşımın kaynağı iş kazalarının hangi faktörlerin etkileşimi sonucu ortaya çıktığını açıklamaya dönük teorilerden en eski ve tarihsel olanı olabilir. 1930’larda tanımlanan Domino Teorisi kazaların % 88’ini insanların güvenli olmayan davranışlarına (güvensiz hareket), % 10’unu güvenli olmayan eylemlere (güvensiz koşullar) bağlarken; geriye kalan % 2’sinin ise “Allahın işi-takdiri-” “Acts of God” olduğunu varsayıyordu. Böylelikle % 2’sinin nedeni açıklanamayan iş kazalarının önlenebilirliğini tartışmak da mümkün olamayacaktır.

Ama nedense, gerçekleşen tüm kazalar bu %2’nin içindedir. “Tahmin edilemezlik”, “beklenmeyen olay”, “kader”, “takdir-i ilahi”... Mutlaka insanın müdahale edemeyeceği bir alan olduğu varsayıldığında çok güzel bir kaçış noktası yaratılmaktadır.

İş Kazalar incelendiğinde kişilerin belli başlı aşağıda belirtilen ifadeleri telaffuz ettikleri gözlenmektedir. Bu ifadeler;

.Göremedim.

.Düşünemedim.

.Bilmiyorum.

.Acelem var!

.Bana bir şey olmaz yıllardır yapıyorum aynı işi şimdiye kadar herhangi bir şey olmadı.

.Tecrübeliyim ben bu hususta .

.Ona ne gerek var.

.Kullanmam iş verimimi düşürüyor.

.Ekstra ağırlık yapıyor.

.İş verende zaten bunu kullanmamı istemiyor.Baksana kalubeladan kalma

Şeklinde olmaktadır.

İşyerlerindeki risklere biraz yoğunlaştığımızda, her türlü üretim sürecinin kendine has riskler barındırdığı görülecektir. Kimyasallar, tozlar, yüksekte çalışma, kesici batıcı cisimler, elektrik, makina kullanımı hepsi de işçileri tehdit eder. Güvenli bir çalışma için “İşçiler eğitimsiz ve verdiğimiz kişisel koruyucuları kullanmıyorlar (baret, gözlük, eldiven, emniyet kemeri gibi)” söylemi riskli çalışma ortamlarında belki de söylenecek en son hususlardan birisidir. Zira iş güvenliği uzmanları açısından riskleri önleme hiyerarşisinde en önemli husus “ortam”ın değiştirilmesi ve güvenli hale getirilmesidir.

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU (SGK) 2013'ÜN İKİNCİ AYINDA 2011'E AİT "İŞ KAZALARI" VE MESLEK HASTALIKLARINA DAİR VERİLERİ AÇIKLADI. BU VERİLERE GÖRE 2011 YILINDA 69 BİN 227 "İŞ KAZASI" YAŞANIRKEN, BU "KAZA"LARDA 1700 İŞÇİ YAŞAMINI YİTİRDİ. 2011'DE 697 İŞÇİDE DE MESLEK HASTALIĞI TESPİT EDİLDİ.

SGK'nın yayımladığı 2011 yılına ait istatistiklere göre, 2011 yılında 69 bin 227 iş kazası yaşandı, 697 meslek hastalığı tespit edildi. İş kazalarının bin 700'ü, meslek hastalıklarının ise 10'u ölümle sonuçlandı. 2010 yılı sonuçlarıyla karşılaştırıldığında, 2011 yılında meydana gelen iş kazalarında yüzde 10, meslek hastalığı sayısında ise yüzde 31 artış yaşandı.

SGK'nın yayınladığı 2011 yılında iş kollarına göre iş kazası istatistikleri şöyle:

''En fazla iş kazası, 9 bin 217 (yüzde 13,3) ile kömür ve linyit çıkartılması faaliyetinde yaşandığı görüldü. Bunu 7 bin 268 (yüzde 10,5) kaza ile makine ve teçhizatı hariç fabrikasyon metal ürünleri imalatı, 5 bin 272 (yüzde 7,6) kaza ile ana metal sanayi izledi. Meydana gelen iş kazalarının sayısı ile sektörde istihdam edilenlerin sayısının bir arada değerlendirildiği standardize iş kazası oranına göre de en sık kaza, kömür ve linyit çıkartılması faaliyetinde meydana geldi.'’

İş kazalarının yüzde 80'i, birden fazla cismin sıkıştırması, ezmesi, batması ve kesmesi, düşen cisimlerin çarpıp devirmesi, kişilerin düşmesi ve makineler nedeniyle gerçekleşti. Bu kazalar sonucunda oluşan yaranın vücuttaki yerine göre yapılan sınıflandırmaya göre, parmaklar 15 bin 133 yaralanma ile ilk sırada bulundu. Bunu 14 bin 346 ile eller takip etti. Kazaların yüzde 53'ü omuz, kol bilek gibi vücudun üst bölümlerinde yaralanmalara neden oldu. 2011 yılında meydana gelen iş kazaları sonucunda, 36 bin 885 işçi vücudunun üst bölgesinden, 16 bin 984 işçi vücudunun alt bölgesinden, 5 bin 843 işçi kafasından, 2 bin 909 işçi sırtından, bin 810 işçi gövdesinden ve iç organlarından, 435 işçi boyun bölgesinden yaralanırken, bin 272 kişi de bütün vücudundan yaralandı. Yaralanmalar sonucunda 10 bin 27 işçide kırık, 7 bin 279 işçide çıkık, burkulma ve incinme, 26 bin 154 işçide yüzeysel yaralanma ve açık yara, 18 bin 51 işçide ezik ve çürük, bin 964 işçide ise yanık oluştu.

"EN FAZLA ÖLÜM İNŞAAT SEKTÖRÜNDE"

Kazalar, ağırlıklı olarak mesainin 3. saatinde meydana geldi. Yaşanan iş kazaları sonucu geçici iş göremezlik süreleri, kişi başı ortalama 24 gün olarak hesaplandı. 2011 yılında iş kazalarında en yüksek ölüm 304 ile bina inşaatı faaliyet grubunda meydana geldi. Bunu 194 ile kara taşıma ve boru hattı taşımacılığı, 148 ile özel inşaat faaliyetleri izledi.

SGK'nın verilerine göre, 2011 yılında iş kazası ve meslek hastalığı nedeniyle hayatını kay bedenlerin hak sahibi olan 6 bin 182 kişiye gelir bağlandı.

İŞ KAZALARININ ÜLKEYE MALİYETİ NE KADAR?

Ülkemiz iş kazalarında Dünyada ve Avrupa'da ilk sıralarda yer alıyor.

ILO'ya göre her yıl 270 milyon iş kazası oluyor, iş kazaları ve meslek hastalıklarından yılda 1,2 milyon kişi ise yaşamını yitiriyor.ILO’ya göre gelişmekte olan ülkelerin iş kazaları ve meslek hastalıkları maliyetleri, GSYİH’nin yüzde 4’ü tutarındadır. Türkiye’nin 2011 yılı GSYİH’si içinde iş kazaları ve meslek hastalıklarının maliyetinin 34 milyar TL olduğu tahmin edilmektedir. Türkiye'nin 2011 yılı bütçesi 850 Milyar Dolardı. Bu bütçeden örneğin Milli Eğitim Bakanlığının aldığı pay 34 milyar TL, Sağlık Bakanlığı 17.2 Milyar TL, Enerji Bakanlığı ise 452 Milyon TL idi. Yani iş kazalarının ülkeye maliyeti yaklaşık olarak bir eğitim bütçesi kadar.Bu korkunç bir rakamdır.İş kazaları %85-90 oranında önlenebilmektedir. Bunun için kazaya yol açmayacak önleyici tedbirlerin zamanında alınması gerekir. Eğer işyeri ortamı güvenli olur ve önleyici tedbirler zamanında alınırsa iş kazalarının da azaltıldığı gelişmiş ülkelerde kanıtlanmıştır. Önlemek her zaman ödemekten daha az maliyetlidir. Ülke belki çok çok az önleme maliyeti ile muazzam ödeme tazminatlarından kurtulabilir. Yani diyelim alacağınız önlemler ülke olarak 20 milyon TL ise, 34 milyar TL gibi devasa bir para ödemezsiniz. Gelişmiş ülkeler zamanında sistemlerini bu prensip temelinde kurmuşlardır. Bu nedenle iş kazaları ve meslek hastalıkları daha çok gelişmekte olan ülkelerde yaşanmaktadır. Her zaman insanın/canın emniyeti her şeyden önce gelir. Bugün Amerika'ya, Avrupa'ya gidin sistemlerin bu prensibe göre kurulduğunu ve işletildiğini görürsünüz. Bir felaket anında önce insan/can güvenliği, sonra çevre, sonra mülk, sonra şirket ünü, sonra sigorta tazminleri gelir.

İŞ KAZALARI İLE MESLEK HASTALIKLARI HALİNDE SAĞLANAN YARDIMLAR

A) Sağlık yardımı yapılması;

Bu yardımlar sigortalının,

• Hekime muayene ettirilmesi,

• Teşhis için gereken klinik ve laboratuvar muayenelerinin yaptırılması,

• Gerekirse bir sağlık tesisine de yatırılarak, tedavisinin sağlanması,

• Tedavi süresince gerekli ilaç ve her türlü iyileştirme vasıtalarının temin edilmesidir.

Sağlık yardımı, iş kazasına uğrayan veya meslek hastalığına tutulan sigortalının belirli bir süreye bağlı olmaksızın, sağlık durumunun gerektirdiği sürece devam eder ve iyileşen sigortalıların arıza veya hastalıklarının nüksetmesi halinde, tedavileri yeniden sağlanır.

B) Geçici iş göremezlik süresince günlük ödenek verilmesi, Sigortalıya, çalışma günü ve prim ödeme süresi ne kadar olursa olsun, istirahatlı bırakıldığı her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verilir.

C) Sürekli iş göremezlik hallerinde gelir bağlanması,

D) Protez, araç ve gereçlerinin sağlanması, takılması, onarılması ve yenilenmesi,

Sigortalıya, arızasına göre gerekli görülecek her türlü protez araç ve gereçleri Kurumca sağlanır, onarılır ve yenilenir.

E) Sağlık yardımlarının yapılması veya protez araç ve gereçlerinin sağlanması, takılması, onarılması ve yenilenmesi için, gerektiğinde sigortalının yurt içinde başka yere gönderilmesi; Sigortalı, gerekirse muayene ve tedavisinin yapılması veya protez araç ve gereçlerinin sağlanması için yurt içinde başka bir yere gönderilir. Gidiş-dönüş yol paraları ile zaruri masraf karşılıkları ile sigortalının sağlık durumu nedeniyle bir başkasının refakat etmesi gerektiği hekim raporu ile belgelenirse, refakatçinin de gidiş-dönüş yol paraları ile zaruri masraf karşılıkları ödenir.

F) İş kazasına uğrayan ve meslek hastalığına tutulan sigortalının tedavi için yabancı ülkeye gönderilmesi; Yurt içinde tedavisi mümkün olmayan, ancak yabancı bir ülkede kısmen veya tamamen tedavisi mümkün olan ve mesleğinde uğradığı iş göremezlik derecesinin azalabileceği, Bütçe Uygulama Talimatında belirtilen yurtdışında tedavi amacıyla sağlık kurulu raporu vermeye yetki sağlık

kurumları sağlık kurulu raporu ile tespit edilen sigortalının ve bu raporda belirtilmişse, refakatçisinin gidiş-dönüş yol paraları ve zaruri masrafları ile o yerdeki kalış ve tedavi masraflarının ödenmesi,

G) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölümlerde cenaze masrafı karşılığı verilmesi;

H) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine gelir bağlanması.

İŞ KAZALARINDAN DOĞAN SORUMLULUKLAR

İŞ KAZASI SONUCU TAZMİNATLAR

İş kazası sonucunda işverenler, hukuksal boyutu değişik olan 3 türlü dava ile karşı karşıya kalabilmektedirler. Bunlar kazaya uğrayan işçinin açabileceği maddi ve manevi tazminat davaları ile Sosyal Güvenlik Kurumunun kazalanan işçiye yaptığı yardımları işverenden geri alma (rücu) davalarıdır.Özel Hukuk kapsamında Borçlar Yasasının 332. maddesine göre; "işveren, işletme tehlikelerine karşı gereken önlemleri almak ve işçilere sağlığa uygun çalışma yeri sağlamak zorundadır." İşverenin hizmet akdi (iş sözleşmesi) nedeniyle işçiyi gözetme borcu bulunmaktadır. Kamu Hukuku kapsamında ise İş Yasasının 77. maddesine göre; "işverenler iş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmakla" yükümlüdürler. İş Yasasının aynı maddesinin ikinci paragrafına göre de; "işverenler işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek" zorundadırlar. Yine işverenler iş sağlığı ve güvenliğini sağlamak için, İş Yasasının 78. maddesine göre çıkarılmış olan tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen şartları yerine getirmekle yükümlüdürler. Bu yükümlülükleri yerine getirmeyerek "işçiyi gözetme borcu"na aykırı davranan işverenler kamu hukuku gereği özel hukuk hükümlerinden ayrı olarak idari yaptırımlarla da karşı karşıya kalırlar. İdari yaptırımlar; işin durdurulması, işyerinin kapatılması yada para cezası şeklinde olabilmektedir. Ayrıca, ölümlü iş kazalarında TCY (Türk Ceza Yasasının) çeşitli maddelerine göre; "tedbirsizlik veya dikkatsizlikle ölüme neden olmak" suçlamasıyla hapis cezaları istenebilmektedir.

Bireysel İş Hukuku (Özel Hukuk) hükümlerine göre iş kazası sonucu işverenlerin karşı karşıya kalabileceği tazminat davaları ise üç başlık altında aşağıda özetlenmiştir.

1. RÜCU (GERİ ALMA) TAZMİNATI

Sosyal Güvenlik Kurumunun iş kazası sonucu sigortalıya (işçiye) yaptığı yardımlar tutarı için rücu tazminat davası açma hakkı vardır. Rücu tazminat davası, daha önce SGK (Sosyal Sigortalar Kurumu) tarafından karşılanmış olan zararlar tutarının ilgili yasaya göre, kusurlu işverene veya üçüncü kişilere ödettirilmesi amacıyla açılır.

İş kazası sonucunda zarar gören işçiye SGK her türlü sağlık yardımını yapar. Bu kapsamda kazaya uğrayan işçinin tedavi için başka kente yada ülkeye gitmesi gerekiyorsa yol parası, protez takılması gerekiyorsa bunun bedeli ile tedavi ve rehabilitasyon süresince geçici iş göremezlik ödenekleri SGK'ca ödenir. Ayrıca, kısmi ve tam iş göremezlik durumlarında kazaya uğrayan işçiye ve ölümü halinde hak sahiplerine gelir bağlanmaktadır. SGK'ca işçiye veya hak sahibi kişilere yapılan ve ilerde yapılması gereken her türlü giderin tutarı ile gelir bağlanması durumunda bu gelirin hesap edilecek peşin sermaye değeri tutarı, işveren veya üçüncü kişilere, bu kişilerin işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuat hükümlerine aykırı olan eylemlerinin kusur derecesi ağırlığında, Borçlar Yasası hükümlerine göre rücu edilir.

2. MANEVİ TAZMİNAT

İş kazası sonucu cismani zarara uğrayan işçinin veya ölümlü iş kazalarında işçinin ailesinin çektiği acı, elem ve izdıraplar için hakim takdiri ile manevi tazminat tutarı belirlenir ve işverene ödettirilir. Manevi tazminatta bir hesaplama yöntemi bulunmayıp, iş kazasının neden olduğu zararın büyüklüğüne göre tamamen hakimin takdir ettiği bir tutar söz konusudur. İş kazasına uğrayan, bunun sunucunda zarar gören, acı ve sıkıntı çeken işçi yada ölüm olayı durumunda kazaya uğrayan işçinin ailesi karşı karşıya kaldığı üzüntünün karşılığı olarak işverene manevi tazminat davası açabilmekte ve hakimin takdir ettiği manevi tazminat tutarı işveren tarafından ödenmektedir.

3. MADDİ TAZMİNAT

Borçlar Yasasının 46. maddesine göre; cismani zarara uğrayan kimsenin, iş göremezlik ölçüsünde çalışmasının aksayacağı ve bu nedenle maruz kalacağı zarar ve ziyanın, kendisini çalıştırandan talep edebileceği hükme bağlanmıştır. Meydana gelen iş kazası veya meslek hastalığı sonucunda, meslekte kazanma gücünü az veya çok kaybeden bir işçinin kaybı ile ilgili gerçek zararını, kendisinin olayda tam kusurlu olması durumu dışında, işverenden talep etme hakkı bulunmaktadır. Meslekte kazanma gücü kayıp oranı ne olursa olsun, bu kayıp karşılığı olan zarar ve ziyanın işverenden talep edilmesi mümkündür. Çünkü, SGK tarafından kazaya uğrayan işçinin tüm zararı ve kaybı karşılanamamaktadır. İş kazasına uğrayan işçinin işverenden isteyebileceği maddi tazminat ise iş göremezlik tazminatı ve destekten yoksunluk tazminatı ile iki şekilde olabilir.

İş kazalarının çekilen acı ve sıkıntıların yanı sıra işçi, işveren, işletme ve ülke ekonomisine büyük maliyetleri bulunmaktadır. Ülkemizde iş kazaları önemli bir sorun olarak gündemdeki yerini korumakta olup, her yıl yüz binlerce iş kazası oluşmakta ve bunun sonucunda binlerce ölüm ve yaralanma ile büyük maddi kayıplar meydana gelmektedir. Bu nedenle iş kazalarının oluşmasını önleyecek güvenlik önlemlerinin alınmasına her zaman öncelik verilmelidir. Unutulmamalıdır ki, önlemek ödemekten daha ucuz ve insancıl bir davranıştır. Günümüzdeki bilimsel ve teknolojik gelişmelerin yarattığı olanaklar kullanılarak işyerlerindeki tehlike ve risklerin giderilmesi, sağlıklı ve güvenli işyerleri oluşturularak iş kazalarının önlenmesi mümkündür.

SONUÇ OLARAK ÖNLEMEK ÖDEMEKTEN DAHA UCUZDUR.

Hiç bir şeyin maliyetinin insan hayatından daha önemli değildir. “Ülkemizdeki iş kazası istatistiklerine baktığımızda ülkemizde ölümlü iş kazası oranının dünya ortalamasına göre çok yüksek olduğu görülmektedir. Ölümlü ve ağır hasarlı iş kazası yönünden Avrupa’da birinci, dünyada ise üçüncü sırada olduğumuz görülmektedir. Bir işyerinde iş güvenliği önlemleri alınmadığından dolayı meydana gelebilecek ölümlü veya ağır yaralamalı bir kaza sonucunda işverenlerimizin vicdani rahatsızlıkları bir yana yüksek miktarda idari ve cezai yaptırımlarla karşılaşmaktadırlar. Bu yaptırımlar karşısında işverenlerin alacağı iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin maliyetinin çok daha düşük olacağını zannediyorum. İnşallah hiçbir işverenimizin ve çalışanlarımızın başına bu tür olaylar gelmez.

İş kazalarına dair yapılan çalışmalarda veya bu konuyla ilgilenen özellikle mühendislerin vurgularında şu husus yer alır "önlemek kazalardan kaynaklanan zararlardan çok daha ucuza gelir". Olayı "önleme" boyutuyla ele alması açısından da yeterlidir, ki yalnızca işyeri bazında önlemler ve bunların maliyetlerini ele almaya çalışan bir bakış açısıdır. Bu bakış açısıyla ilgili gözden kaçmaması gereken bir nokta daha vardır. "İş Güvenliği ekonomi sağlar!" derken, ekonomik olmayan koşullarda demek ki iş güvenliği önlemleri almamak rasyoneldir.

İşçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda verilen cezalar genelde enderdir. Ve şunun da altı çizilmelidir, bu cezaların büyük çoğunluğu parasal cezalardır. Ceza davalarında ise genelde cezalar beş yıl ertelenmekte (beş yıl içinde bir kez daha benzer bir suç işlerse iki katı hapis cezası olmak üzere) ve tabii ki cezaların muhatabı "işveren vekili" sıfatıyla çoğu kez şantiye şefleri, üretim mühendisleri, saha mühendisleri, iş güvenliği uzmanları vb. olmaktadır. İşyeri dışında birisini öldürdüğünüz zaman para cezasıyla kurtulmanız mümkün değildir, tazminat ödeyerek hapis cezasından kurtulamazsınız, bunu hemen hemen hiç bir halk kabul etmez, toplumda kesinlikle onaylanmaz. Ama işyerlerinde bir işçi "iş cinayeti"ne kurban gittiğinde toplumda "neden sorumlular hapis yatmıyor" şeklinde bir tepki çoğu durumda ödenen tazminatın veya "kan parası"nın büyüklüğü düşünülerek "helal olsun patronuna, ailesini mağdur etmedi" şeklinde İfadeler duyulumaktadır.

Sermayedar en fazla para kaybeder veya karından kaybederken, işçi bizzat yaşamını veya vücut bütünlüğünü kaybetmektedir. Keza hukuksal süreçlerde, sermaye sahipleri şirketlerinin sorumluluklarının azaltılması (asli değil tali) olması için mücadele eder ve çoğu durumda kazanırlar. İşyerlerinde işçilerin ölüm ve yaralanmalarına neden olmak suçtan ziyade "kusur" olarak görüldüğü zaman, yasal mevzuat da o kadar sert olmamaktadır. Göz göre göre korkuluksuz iskelede, derme çatma platform üzerinde veya zararlı kimyasallarla işçi çalıştırmak, bunlardan dolayı da pek çok işçinin yaşamını yitirmesine neden olmak toplumda ve hukuk sisteminde "suç" değildir, "kusur"dur

"Sonuç olarak, bir işverenin zarar görme riskine dair perspektifi (minimal, kaçınılmaz ve kabul edilebilir riskler) tartışmaları şekillendirir. Dar ve ölüm ve yaralanmaların önlenmesi için farklı yaklaşımları fayda zarar (işverenlere) üzerinden yürüten teknik tartışmalar, neden işverenler işçilerin zarar görmelerine izin veriyor şeklindeki yakışık almayan(!) soruya neden olabilecek, işverenin davranışlarının ölüm ve yaralanmalara nasıl neden olduğuna dair tartışmaların yerini alır. Bu yaklaşım işyerlerindeki ölüm ve yaralanmaların en büyük sonucunun (olumsuz sonucunun) ekonomik olduğunu varsayar. Hayır böyle değildir, en büyük sonucu işçilerin yaralanmaları ve ölmeleridir."

Ekonominin doğal işleyişi içinde, zaman ve mekan açısından "iş kazaları" ve "meslek hastalıkları"nın birbirinden dağınık karakteri çoğu kez gözlerden uzak olmasına, sorunun boyutlarının ve biçiminin tam anlamıyla ortaya konulamamasına neden olur. Bu bakış tarzı ile "iş kazaları" beklenmeyen, kimi zaman da şaşılası olaylardır. Sonuçta "kaza"dır, önceden tahmin edilebilmesi ve önlenebilmesi zordur ve bu bakış açısı sadece sermayedarlarda değil, kamu görevlilerinde ve hatta işçilerin kendisinde de hakimdir. Bunun bir adım ilerisinde "dikkatsiz işçi" kavramını da işin içine sokuverdiğinizde, istenen tablo hazır olacaktır.

Kaynak : SGK Rehberi
Kazan faciası!Bir çocuk öldü, 2 çocuk yaralandı
Şampiyon yurda döndü! İşte ilk sözleri
İki milyon Suriyeli toprağına kavuşuyor
Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Öğretim Üyesi Alım İlanı
Abdulhamit Gül, Pelikancılara mı cevap verdi?
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Elemanı Alım İlanı
Müjdeyi Çalışma Bakanı Verdi! 425 kişiye iş...
İstanbul'da ele geçirildi! Piyasa değeri 300 bin TL
Geleceğin en iyi ve en kötü meslekleri belli oldu
Selvi Binali Yıldırım ile ilgili kulisi patlattı...
Ankara'da öğrencilere yüzde 50 indirimli su
Yabancılar en çok bu ilimizden konut aldı
İmamoğlu ile İnce arasında savaş erken başladı!
Borçlanma faizi 10 puan düştü
İzmir Tire Belediyesi 5 İşçi Alacak
Mersin Büyükşehir Belediyesi 1 İşçi Alacak
Tütün koçanı olanın tarım Bağ-Kur kaydı yapılır
Meteorolojiden 5 il için sağanak uyarısı
İzmir İzenerji 370 İşçi Alacak
EYT'nin Fillandiya Modeli Türkiye'ye uyar mı?
Devlet ihalelerinde 'son dakika' oyunu
18 Eylül 2019'dan önemli gündem başlıkları
Karadenizli balıkçılarda hamsi sevinci
Karamollaoğlu, Erdoğan'la görüşmesinin detaylarını paylaştı
Davutoğlu'nun partisini kuracağı tarih belli oldu!
Adalet Bakanlığı, Fettah Tamince için soruşturma istedi
İŞKUR en az ilköğretim mezunu güvenlik görevlisi alacak!
Benzin ve motorine büyük zam! İşte güncel akaryakıt fiyatları…
İzmir İzelman 4 İşçi Alacak
İki aile tartıştı: 3 ölü 3 yaralı
İmamoğlu: Sadece 1300 çalışanı işten çıkardık
1 ayda 2 evladını toprağa verdi
Film gibi fidye operasyonu! Amcaoğlunu kaçırdı 1 milyon TL istedi.
O taşeron işçiler işten atıldı
Müjdeyi Cumhurbaşkanı verdi! O ödemeye bir zam daha yapılacak
Davutoğlu’nun eski danışmanından olay çağrı!
TÜBİTAK 28 personel alacak
Şef kadrosundayım memur işlerine görevlendirilmem doğru mu?
Erzurum Karayazı Belediyesi'ne kayyum atandı
‘KYK kredi borçları silinsin’ teklifi verildi!KYK borçları silinecek mi?
Mucize kurtuluş! Genç kızın boynuna saplandı
Eşinin saçını çekmek hem boşanma hem tazminat sebebi
TUS ve STS Tıp Doktorluğu (2. Dönem) sınav sonuçları açıklandı
Yazlığını kiralayan ev sahibine 14 bin lira ceza
Manisa İl Milli Eğitim Müdürü görevden alındı
İşsizlikte büyük çelişki! İŞKUR'un işsiz sayısı TÜİK'i geçti...
Danıştay üyeliklerine seçilme kararı yayımlandı
Ekonomiye teknoloji odaklı sanayi dopingi
Sosyal medyadan bu notu paylaşmıştı...Konya'da yakalandı
Karamollaoğlu: Babacan, Davutoğlu ve Abdullah Gül'le görüştüm

Benzer Haberler