Yargıtay Kararına göre Sosyal Güvenlik Kanunları Çöpe

Yargıtay Kararına göre Sosyal Güvenlik Kanunları Çöpe

Tarih :
Yargıtay
Untitled Document SOSYAL GÜVENLİK KANUNLARI ÇÖPE

Yargıtay, sosyal güvenlikle ilgili tartışmaya açık bir kararla imza attı.
506 sayılı Kanuna göre, ölen eşinden dolayı dul aylığı alanların, yine ölen anne veya babalarından dolayı da yetim aylığı talep etmeleri durumunda her iki aylığın da ödenmesi yönünde hüküm kuran Yargıtay, 506 sayılı Kanundaki özel hükmü yok saydı.

İLGİLİ MEVZUAT

Ölen sigortalılardan dolayı eş ve kız çocuklarına ölüm geliri veya aylık bağlanmasına ve bağlanan gelir veya aylığın kesilmesine ilişkin hükümler 506 sayılı Kanunun 23 ve 68 inci maddelerinde düzenlenmiştir.
Dul eşlere aylık bağlanabilmesi için sigortalının ölüm tarihinde Medeni Kanuna göre evlilik birliğinin bulunması yeterlidir. Dul eşlerin çalışması veya kendi çalışmalarından dolayı aylık alması, eşinden dolayı dul aylığı almasına engel değildir.

Yetim kız çocukları için ise; evli olmamaları, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmamaları ve buralardan gelir veya almamaları şartları aranmaktadır.
Genel çerçeve bu olmakla birlikte, 6/8/2003 tarihinde 4958 sayılı Kanunla yetim kız çocuklarına bağlanan aylıkların kesilmesine ilişkin ilgili maddelere "buralardan gelir ve aylık almaya" ibaresi eklenmiştir.

6/8/2003 TARİHİNİN ÖNEMİ

Bu tarihten önce kız çocuklarına aylık bağlanmasında, gelir aylık almama şartı sadece kendi çalışmalarıyla ilişkilendirilmekte, dolayısıyla bunların Emekli Sandığı, Bağ-Kur ya da 506 sayılı Kanunun geçici 20 maddesine tabi sandıklardan hak sahibi olarak aldıkları aylıklar SSK'dan da yetim aylığı bağlanmasına engel olmamaktaydı.

Konuyu örneklemek gerekirse, Emekli Sandığından eşinden dolayı dul aylığı alan birine SSK tarafından ölen anne veya babasından dolayı da yetim aylığı bağlanabilmekte, sonuç itibariyle kişi her iki aylığını da alabilmekteydi.

6/8/2003 tarihinde 4958 sayılı Kanunla eklenen ibare ile diğer sosyal güvenlik kuruluşlarından hak sahibi olarak aylık alınması durumunda SSK'ca aylık bağlanmaması, bağlanmış olan aylıkların da kesilmesi yönünde işlem yapılmaya başlamıştır.

GEÇİCİ MADDE 91

6/8/2003 tarihinden sonra getirilen düzenleme doğrultusunda, diğer sosyal güvenlik kuruluşlarından hak sahibi olarak aylık alanlara SSK'ca ölen anne veya babalarından dolayı aylık bağlanmaması, bu tarihten önce de bağlanmış olan aylıkların kesilmiş olması bu kişileri zor durumda bırakmış ve 2/7/2005 tarihli 5386 sayılı Kanunla 506 sayılı Kanuna geçici madde eklenmiştir.

"BURALARDAN GELİR VEYA AYLIK ALMAYA BAŞLAMA"
Geçici 91 inci madde, 506 sayılı Kanunun 23 ve 68 inci maddelerinde yer alan "buralardan gelir veya aylık almaya başlama" ibaresinden ne anlaşılması gerektiği hususunu açıklığa kavuşturmuş ve maddede yer verilen "kendi çalışmalarından dolayı" ibaresiyle, kız çocuklarına yetim aylığı bağlanması veya bağlanan aylıkların kesilmesinde, eğer bu kişiler aylık alıyorsa aylığın kız çocuğunun kendi çalışması sonucu bağlanması gerektiği, diğer bir anlatımla hak sahibi olarak diğer sosyal güvenlik kurumlarınca bağlanan aylıkların engel olmayacağı hususunu getirmiştir.

Madde ile 4958 sayılı Kanuna göre getirilen düzenleme sonucu aylıkları kesilen kız çocuklarının aylıklarının talep olmaksızın yeniden bağlanması ve bu düzenlemenin 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe gireceği tarihe kadar devam etmesi sağlanmıştır.

Sonuç itibariyle geçici 91 inci madde; 4958 sayılı Kanunla diğer sosyal güvenlik kuruluşlarından hak sahibi olarak aylık almaları nedeniyle SSK'ca yetim aylıkları kesilen veya aylık bağlanmayan kız çocuklarına aylık bağlanması ve kesilen aylıkların da iade edilmesi amacını taşımaktadır. Bu husus 5386 sayılı Kanunun gerekçesinde de açıkça belirtilmektedir.

EŞ VE ANNE-BABADAN DOLAYI AYLIK BAĞLANMASI

Sosyal güvenlik uygulamalarında, bir kişiye birden fazla dosyadan aylık ödenmesi gündeme gelebilmektedir.

506 sayılı Kanunun 92 nci ve 93 üncü maddelerinde bu hususlar düzenlenmiştir. Örneğin, geçirdiği iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik geliri alan bir sigortalının yaşlılık aylığı bağlanmasına da hak kazanması durumunda, yüksek olanın tümü, eksik olanın da yarısı şeklinde ödeme yapılarak, her iki dosyadan da aylık verilmektedir.

Yine ilgili hükümlere göre hem malullük, hem de yaşlılık sigortasından aylık bağlanmasına hak kazanan sigortalılara, bu aylıklardan yüksek olanı, aylıklar eşitse yalnız yaşlılık aylığı bağlanmaktadır.
Görüldüğü üzere, kanun koyucu uygulanan sigorta kolları itibariyle birden fazla gelir veya aylık bağlanması hususlarını özel olarak düzenlemiştir.

506 SAYILI KANUNUN 68 İNCİ MADDESİ

Kız çocuklarına yetim aylığı bağlanabilmesinin ön şartlarından biri bunların evli olmamasıdır. Kanuna göre evli olan kız çocuklarına yetim aylığı bağlanmamakta, evli olmaması nedeniyle yetim aylığı bağlan kızların evlenmeleri durumunda ise yetim aylıkları kesilmektedir.

Bu genel kural çerçevesinde Kanun koyucu evlenmeleri nedeniyle aylıkları kesilen kızların eşlerinin vefat etmesi durumunda ne yönde işlem yapılacağını 68 inci maddede özel olarak belirlemiştir.
Maddede yer alan "Ancak evliliğin son bulması ile kocasından da aylık almaya hak kazanan kimseye bu aylıklardan fazla olanı ödenir." Hükmü çok açık ve sarihtir.

Söz konusu maddeye göre, bu durumda olan kız çocuklarına hem anne-babadan hem de kocasından dolayı aylık hesabı yapılmakta ve kız çocuğuna lehine bir durum yaratılarak yüksek olan aylık verilmektedir.
Fazla olan aylığın ödeneceğine ilişkin 68 inci maddede yer alan hükmün, yukarıda açıkladığımız 92 ve 93 üncü maddeden bir farkı yoktur ve söz konusu hükümler, bu durumda olanlar için "özel hüküm" niteliği taşımaktadır.

Eğer mahkeme kararı doğru ise, bu kararı hem malullük, hem de yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanan sigortalıya yüksek olan aylık verilmesine ilişkin hüküm için de değerlendirmek gerekir.
Tek dosya üzerinden ödeme yapılan kişiler de mahkeme kararını emsal göstererek hem malullük aylıklarını hem de yaşlılık aylıklarını isteyebileceklerdir.

Ayrıca, bu husus sadece SSK için de geçerli değildir. 5434 sayılı Emekli Sandığı, 1479 sayılı Bağ-Kur ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda da benzer düzenlemeler bulunmaktadır.

ŞİMDİ NE OLACAK

Mahkeme kararı, SGK'yı bağlayıcı nitelikte değildir. Bu nedenle, münferit olarak dava açılması gerekmektedir.

Yüce mahkeme, yukarıda da açıkladığımız üzere, özel hüküm niteliğinde olan 68 inci maddeyi yok sayarak, konuyla ilgisini kurmakta zorlandığımız geçici 91 inci maddeyi göz önünde bulundurarak hüküm kurmuştur.

Ayrıca, bu hükmü oluştururken de 6/8/2003 tarihini milat olarak kabul etmiş ve sonrası için aynı durumda olanlara bu hakkı (!) teslim etmemiştir.

Emsal olan karara istinaden bir çok davanın açılması kaçınılmaz olacaktır. Açılan davalar SSK ile sınırlı kalmayacak, Emekli Sandığından veya Bağ-Kur'dan aylık alan benzer durumdaki kişiler de mahkeme kapılarına gidecektir.

Bu noktada yargı kararına göre doldurulması gereken yasal bir boşluk da bulunmamaktadır.

Söz konusu karar, birden fazla aylık ödenip ödenmeyeceğine ilişkin sosyal güvenlik kanunlarında yer alan hükümlerin tamamını çöpe atmıştır. Böyle bir kararın nasıl alındığını anlamak için gerekçeli kararı görmeden, mahkeme kapılarına gitmemekte yarar vardır.

Kaynak : SGK Rehberi

İlgilinizi Çekebilir